YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8334
KARAR NO : 2023/1440
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2016 tarihli ve 2016/819 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143/1, 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/171 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143, 62 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu kabul etmediği, telefonu satması için katılanın eşinin rızaen verdiği, olay yerinde Y.Ç. isimli arkadaşının da bulunduğu, dinlenilmesinin gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; dosya kapsamında yer alan 05.11.2015 tarihli araştırma tutanağı içeriği, 28.12.2015 tarihli tutanak içeriği, 08.05.2016 tarihli rızaen telefon inceleme teslim tutanağı, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 09.05.2016 tarihli ve LC/SY/5007267 sayılı yazı içeriği, katılan beyanları, tanık S.C.’nin beyanları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; suç tarihinde sanığın katılanın evine geldiği, katılanın evinin kapısının önünde saat 19:00 sıralarında gece vakti bir süre görüştükleri, bu sırada sanığın, arkadaşı Y.Ç.’yi arayacağını söyleyerek katılandan cep telefonunu konuşmak amacıyla aldığı, daha sonra telefon ile konuşur gibi yapıp olay yerinden ayrıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı gece vakti basit hırsızlık suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, atılı suçu inkâr etmiş, söz konusu cep telefonunu katılanın eşi S.C.’nin uyuşturucu parası için satması amacıyla verdiğini, telefonu satıp daha sonra parasını S.C.’ye verdiğini savunmuştur.
3. Katılan … (…) …ve katılanın suç tarihinde eşi olan tanık S.C.’nin ifadeleri dosyada mevcut olup, Mahkemenin kabulüyle aynı yöndedir.
4. Katılan … (…) …’ün cep telefonunun mesaj dökümüne ilişkin 08.05.2016 tarihli rızaen telefon inceleme teslim tutanağı dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın 25.10.2015 günü katılanın ikamet ettiği binanın 2. katındaki daireye gelip bir süre katılan ve eşiyle daire kapısı önünde görüştükten sonra görüşme yapmak bahanesi ile katılandan cep telefonunu istediği, katılanın telefonu sanığa verdiği, sanığın konuşur gibi yaparak olay yerinden ayrıldığı, sanığın bu şekilde suça konu cep telefonunu hakimiyet alanına geçirdiği ve hırsızlık suçunun tamamlandığı, dosya içerisindeki 08.05.2016 tarihli rızaen telefon inceleme, teslim tutanağına göre olaydan 3 gün sonra 28.10.2015 tarihinde sanığın, arkadaşı Y.Ç. isimli kişi aracılığıyla katılanın telefonuna mesaj atarak şikâyetini geri çekmesi yönünde tehditte bulunmasının hırsızlık suçunu yağma suçuna dönüştürmeyeceği, sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulmasına dair Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterildiği, katılan ve tanık S.C.’nin aşamalardaki beyanları, sanığın cep telefonunu katılanın eşinin rızasıyla satmak amacıyla aldığına dair beyanı, katılan ve tanık S.C.’nin beyanlarını doğrular mahiyetteki 08.05.2016 tarihli rızaen telefon inceleme, teslim tutanağı içeriği, suça konu cep telefonunun olay günü sanık tarafından… İletişim adlı işyerine satıldığına ilişkin tanık C.Ö.’nün soruşturma aşamasında alınan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
3. Sanığın 25.10.2015 günü saat 19.00 sıralarında gece vakti, katılanın ikamet ettiği binanın 2. katındaki daireye gelip bir süre katılan ve eşiyle daire kapısı önünde görüştükten sonra görüşme yapmak bahanesi ile katılandan cep telefonunu istediği, katılanın telefonu sanığa verdiği, sanığın ise konuşur gibi yaparak olay yerinden cep telefonuyla ayrılması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/171 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.