Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8339 E. 2023/1239 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8339
KARAR NO : 2023/1239
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2015 tarihli ve 2015/2206 Soruşturma, 2015/2830 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 53, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.03.2021 tarihli ve 2016/314801
sayılı, sanığın eyleminin uzlaştırma kapsamında olduğu gerekçesine dayalı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraat etmesi gerektiğine ve diğer sebeplere ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece, 13.07.2014 günü 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’na ait Kapıçam atış alanında bulunan hurda tank malzemesinin çalınması olayıyla ilgili tahkikat başlatıldığı, çalınan malzemenin … Sanayi Sitesinde .plaka numaralı çekici üzerinde yüklü olarak bulunduğunun tespit edildiği, … sahibi temyiz dışı sanık …’ın yönlendirmesiyle diğer sanıklar. ve … tarafından alındığının anlaşıldığı, malzemenin alındığı yerin etrafında çit, tel örgü vs. bulunmamasına rağmen giriş noktalarında askeri alan olduğuna dair uyarı tabelalarının bulunduğu, bölgenin askeri atış alanı olduğunun yöre halkı tarafından bilindiği, tespit edilerek hüküm kurulmuştur.
2. Kolluk tarafından 13.07.2014 tarihinde tanzim olunan “Tutanak”ta; 13.07.2014 tarihinde saat 12.00 sıralarında 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’na bağlı terk edilmiş mühimmat deposundan demir malzeme çalındığı ve çalınan malzemenin … Sanayi Sitesinde … isimli şahsa ait .plaka numaralı çekici üzerinde yüklü olarak bulunduğuna dair ihbar üzerine, suça konu tankın orada olduğunun tespit edildiği, belirtilmiştir.
3. Sanığın tevilli ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkemenin talebi üzerine düzenlenen 02.12.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda, suça konu malzemenin çalındığı yerde atış alanı levhasının bulunduğu, askeri alan olduğuna dair tel örgü, nöbet kulübesi gibi ayırt edici özellik bulunmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tebliğnamedeki Belirtilen Görüş Yönünden;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de, 5271 sayılı Kanun’un 253/1. maddesine göre suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olmaması nedeniyle uzlaştırma girişiminde bulunulamayacağı ve şikâyetçi …’nın bu kapsamda yer almadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Her ne kadar sanık atılı suçlamaları kabul etmemiş ve sanık müdafii de sanığın beraat etmesi gerektiğini savunmuş ise de, tüm dava dosyası kapsamı, temyiz dışı sanıklar . ve .’ın olayın oluş biçimiyle ilgili kolluk beyanlarının çelişkili olduğu, tanımadıkları iki kişinin talebi üzerine olay yerine gidildiğinden bahsetmelerine rağmen kimliği meçhul bu kişilerin kullandığı … modeli hakkında çelişkili bilgiler verdikleri, mahkeme huzurunda da sanık …’un söz konusu askeri alanda bulunan askeri malzemeyi aldıklarını ikrar ettiği, ancak askeri malzeme olduğunu bilmediğini savunmuş ise de dosya içerisinde Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bilirkişi raporu ve keşif kararından anlaşılacağı üzere sanığın açıkça askeri malzeme olduğu belli olan ve askeri atış alanı içerisinde bulunan zırhlı tugay komutanlığına ait hurda tank malzemesini çaldığı anlaşıldığından, eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş; gerekçeli karar başlığında 12.07.2014 olan suç tarihinin 13.07.2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddî hata olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/265 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.