YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8366
KARAR NO : 2023/825
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-… Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2015 tarihli ve 2015/18293 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.-d, 151/1 ve 53/1. maddelerinden cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2- … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/416 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararı ile sanığın, mala zarar verme suçundan beraatine, hırsızlık suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, tanığın teşhisinin çelişkili olduğu ve kesinleşmemiş bir karara dayanılarak hüküm verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1 Olay günü sanığın şikâyetçinin evinin önünde kilitli park halinde bulunan … plakalı 1993 model … marka aracının sol ön kapı açma kolunu kırarak içeri girdiği, direksiyon simidinin alt tarafındaki kabloları çıkartarak düz kontak yöntemiyle aracı çalıştırarak bulunduğu yerden çalarak ayrıldığı, aynı gün saat 05.10 sıralarında tanık …’nun … plaka sayılı … marka aracı ile … Üniversite Mah. … Üniversitesi Kampüsü önünde hareket halinde olduğu sırada, çaldığı şikâyetçiye ait … plaka sayılı … marka araç ile tanığın aracına arkadan çarptığı, tanık …’in aracını içerisinde bulunan çantası ile birlikte yağmaladığı, şikâyetçiye ait aracı çalışır vaziyette bırakarak tanık …’e ait araçla kaçtığı, tanık …’in çalınan aracının içerisinde bulunan cep telefonuna ilişkin kayıtların temin edildiği, tanık …’e ait cep telefonunun sanığın kız kardeşi … tarafından kullanıldığının belirlendiği, …’nın, telefonu ağabeyi olan sanık …’nın cezaevine girmeden önce ona hediye aldığını söylediği, bu suretle sanığın şikâyetçinin kilitli park halinde bulunan aracını düz kontak yapmak suretiyle çalarak üzerine atılı kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Tanık …, kolluk aşamasında gösterilen fotoğraftan sanığı teşhis edememiş, ancak savcılık aşamasında canlı olarak teşhis etmiştir.
4. Tanık …’nun cep telefonunun sanığın kardeşi tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır.
5. Polis memurları tarafından hazırlanan HTS raporunda, sanığın kullandığı cep telefonu sinyalinin şikâyetçiye ait aracın çalındığı yere yakın yerden alındığı belirtilmiştir.
6. Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2016 tarihli sanık hakkındaki yağma suçuna ilişkin mahkûmiyet kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 16.09.2021 tarihli kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, yine tanık …’nun, savcılık aşamasında sanığı canlı olarak teşhis ettiği anlaşıldığından sanığın bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/416 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.