Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8433 E. 2023/1320 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8433
KARAR NO : 2023/1320
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Didim (Yenihisar) Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2015 tarihli ve 2015/1948 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-e ve 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/2-e, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, hükmü temyiz etme talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1- Amerika Birleşik Devletleri’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan katılan şirkete ait telefon ve internet hattının suç tarihinde çalışmadığı, bu sürede şirketin bilgisayarları, elektronik posta hesapları ve diğer işletim sistemleri ile bunlara ait hesapların ele geçirildiği, bu şifreler kullanılarak şirketin Amerika’da faaliyet gösteren …. isimli bankadaki hesabından suç tarihinde 496.631,00 Amerikan dolarının 5 parça halinde farklı hesaplara aktarıldığı, gerçekleştirilen bu transferlerden üçünün İngiltere’de … ve …simli şahısların hesaplarına, birinin ise Almanya’da Konrad Talipski isimli şahsın hesabına yapıldığı, sanık …’in Yapı Kredi Bankası Didim Şubesi’nde bulunan hesabına ise 198.121,00 dolar tutarında para transferi yapıldığı, olaya ilişkin düzenlenen MASAK ve BDDK raporlarında sanığın özellikle 2015 yılı Nisan ayında farklı bankalarda çok sayıda hesap açtırdığının tespit edildiği anlaşılmış, sanığın birlikte hareket ettiği yurt dışında bulunan diğer şahısların söz konusu şirketin hesap bilgilerini ve şifrelerini ele geçirerek müşteki şirketin ilgili bankadaki hesabından transferleri gerçekleştirdikleri, sanık …’ın ise açtırdığı banka hesabına yatacak parayı çekerek yurt dışında bulunan diğer şahıslara göndermekle görevli olduğu, bu yönüyle sanığın eyleme iştirak seviyesinde katıldığı ve üzerine atılı suçu işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2- Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmemiş, bir şahsın kendisini arayarak, şirket kuracaklarını ve kendisini de bu şirkete ortak yapacaklarını söylediğini, hesabına 2.000,00 dolar para yatırdıklarını, kendisinin ise, parayı bu kişilerin başka şirketlerine gönderdiğini, yaptığı bu iş karşılığında yüzde yirmi kâr alacağını söylediklerini, daha sonra hesabına 193.000,00 dolar civarı bir paranın yatırıldığını, ancak bankanın parayı kendisine vermediğini, kendisini arayan numara ve parayı yatırdığı hesap numarasını hatırlamadığını beyan etmiştir.
3- MASAK ve BDDK’dan alınan raporlar dosyaya eklenmiştir.
4- Sanığın adlî sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/683 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.