YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8449
KARAR NO : 2023/988
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-.Cumhuriyet Başsavcılığının 29.06.2015 tarihli ve 2015/124 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 53/1 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2-.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/152 Esas, 2016/458 Karar sayılı kararı ile sanığın, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay günü daha önceden tanıdığı şikâyetçiye ait kilitli olmayan işyerindeki kapıdan girerek bakım odasındaki aracına ait anahtarı aldığı ve şikâyetçiye ait aracı bu anahtarla açıp çalıştırarak olay yerinden ayrıldığının, dosya içerisindeki CD çözüm tutanağı ve sanığın samimi ikrarı ile sabit olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık savcılıktaki ifadesinde, aracı kullanıp geri bırakmak için aldığını ve erken saat olduğu için kimseye haber veremediğini beyan etmiş, mahkemedeki savunmasında ise, aracı alacağına karşılık kullanmak için aldığını ifade etmiş, kendisine ait adli sicil kaydı dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/152 Esas, 2016/458 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.