YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8490
KARAR NO : 2023/1073
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2016 tarihli ve 2016/12237 Esas, 2016/10274 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 151, 58. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/184 Esas, 2016/419 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası, mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1, 53, 58. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemi, somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçinin aracının arka camının kırılması suretiyle … içerisindeki malzemelerin çalınması şeklinde gerçekleşen mala zarar verme ve nitelikli hırsızlık eylemlerinin, getirtilen diğer dosyalardaki olaylarla benzer şekilde işlendiği görülmekle, yapılan değerlendirme neticesinde; tanık H.B.’nin daha önce tanık veya sanık olduğu benzer dosyalardaki ifadelerinde de olduğu gibi açık kimlik bilgileri ve adresi bilinmeyen Erkan isimli kişiye aracın verildiğini beyan etmesi, sanıklarca da tanıkla aynı şekilde atılı suçun, kimlik bilgileri ve adresi bilinmeyen ve taraflarca uydurulduğu düşünülen üçüncü bir kişinin üzerine atılmaya çalışıldığı kanaati ile tanığın ve sanıkların inandırıcılıktan uzak beyanlarına itibar edilmeyerek sanıklar yakalandığında araçlarında bulunan bir adet Bosch marka matkabın şikâyetçiye ait olduğunun tespit edilmesi karşısında, mahkemece sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilmiştir.
2. 23.12.2015 tarihli . inceleme ve tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
3.23.12.2015 tarihli olay yeri inceleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar sanıklar üzerilerine atılı suçu işlemediklerini savunmuş iseler de, olay tarihinden iki gün sonra şüpheli hareketler sergilemeleri üzerine yakalanan sanıkların araçlarında ele geçen matkabın şikâyetçiye ait olması, bunun üzerine sanıkların aracın sahibinin Hasret olup eşyaların ona ait olduğunu savunmaları ancak dosyada tanık olarak dinlenen H.B.’nin beyanında, aracını kardeşleri olan sanıklara verdiğini, içindeki eşyaların kendisine ait olmadığını belirtip daha sonra ifadesini değiştirerek açık kimlik ve adresini veremediği . diye birine de aracı ara sıra verdiğini beyan etmesi karşısında, sanıkların savunmalarına suçtan kurtarmaya yönelik olduğundan itibar edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2016/184 Esas, 2016/419 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.