Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8511 E. 2023/1359 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8511
KARAR NO : 2023/1359
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, mağdurun ikametinin eklentisine girerek hırsızlığa teşebbüs ettiği iddiasıyla hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca lehe olan 142/1-b ya da 142/2-h, 143, 35, 53, 58, 116/1-4, 119/1-c, 53, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sonucunda İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 35/2, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 119/1-c, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri, sanığın beyanlarının hükme esas alınmadığına, görüntülerin teşhisinin yapılmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, bilirkişi raporunun kesinlik taşımadığına ilişkindir.
2.Sanığın temyiz nedenleri, suçu işlemediğine, evin bahçe kapısı ya da engelleyici duvarı bulunmadığından konut dokunulmazlığının ihlâli suçu oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, yanında kimliği tespit edilemeyen ikinci şahıs ile birlikte 18.06.2014 günü saat 03:10 sıralarında mağdurun ikametinin önüne geldikleri, diğer şahıs kapıda beklerken sanığın mağdurun ikametinin müştemilatına girdiği, mağdurun banyo penceresinin korkuluğundan ses duyarak kontrol etmesi üzerine sanığı ve diğer şahsı gördüğü, şahısların olay yerinden kaçtıkları, CD İzleme Tutanağı ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediği kabulüyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Mağdur olay günü saat 03:10 sıralarında banyo korkuluk camından ses duyması üzerine banyo camının yanına geldiğinde karanlıkta bir erkek şahsı gördüğünü, diğer bir şahsın da karşı duvarın dibinde beklediğini, “hırsız var” diye bağırdığında şahısların kaçtığını beyan etmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında atılı suçları işlemediğini ifade etmiştir.
4. 19.06.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı ve 31.08.2015 tarihli Bilirkişi Raporu dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Mağdurun ikametinde istirahat halinde iken ses duyması üzerine kontrol ettiğinde şahısların kaçtığına yönelik beyanları, sanığın teşhise yarar fotoğrafları ile olay yerinden elde edilen kamera görüntülerinin mukayesesinde şahsın kafa yapısı, kulak ve burun şekli, saç ve sakal kısımları ve sağ kol dirsek altındaki dövmesinin sanığın fotoğrafları ile uyumlu olduğunun ve her iki şahsın aynı kişi olmasının mümkün olduğunun belirtilmiş olması, sanığın olay yerinden geçmiş olabileceğine ilişkin savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetinde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Mağdurun şahısları evinin bahçesinde gördüğüne dair beyanı, olay yerine ait kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda sanığın ikametin bahçesine bahçe duvarı benzeri bir yapıdan atlayarak girip çıktığının görülmesi, yine kamera görüntülerinden sanığın mağdura ait çardağın içerisine eğilerek baktığı görüldüğünden mağdurun ikametinin eklentilerine girildiğinde tereddüt bulunmadığı cihetiyle sanığın atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkumiyetinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, konut dokunulmazlığının ihlâli eylemine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/217 Esas, 2010/284 Karar sayılı kararının 12.09.2013’te kesinleştiği anlaşılmasına rağmen gerekçeli kararda kesinleşme tarihinin 09.09.2011 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddî hata olarak görülmüştür.
3. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. 6545 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 18.06.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın hırsızlık eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine olan 142/2-h maddesi ile hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçu Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B.4.) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2014/443 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA,
dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.