Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8524 E. 2023/1368 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8524
KARAR NO : 2023/1368
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2015 tarihli ve 2015/22647 Esas, 2015/19274 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b. maddesi gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-b. ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme yapıldığına, zararın sanık tarafından karşılandığına, takdîri indirim nedenlerinin uygulanmasının gerektiğine, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın hava alanı içerisinde bulunan mağazaya müşteri gibi girdiği, kalem alıp kasaya yöneldiği, kasiyere 200.00 TL uzatıp sonra kasiyerin elinden geri 200.00 TL yi aldığı, peşinden 100.00 TL uzattığı, sonra onu da alıp, 3.00 TL bozuk para verdiği, 295.00 TL para üstünü alıp çıktığı, kamera görüntülerinden katılan kasiyerin sanığı teşhis ettiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya içerisindeki evraklara göre sanığın zararı karşıladığına dair bir makbuza veya katılan beyanına rastlanmamıştır. 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği takdirî indirim nedeni uygulama/uygulamama yetkisi Mahkemenin takdirindedir. Ancak bu takdir yetkisi, sınırsız değildir. Mahkemelerin her türlü kararlarında olduğu gibi takdiri indirim nedeninin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bununla birlikte gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nesafet kuralları ile dava dosyası içeriğine ve ilgili kanun hükümlerine uygunluğunun Yargıtay denetimine tabi olacağında şüphe bulunmamaktadır. Mahkemece, adı geçen sanık hakkında takdirî indirim nedeninin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirildiği ve “Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına …” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2019 tarihli ve 2017/13-4 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın mağazaya geldiği, katılanın kasiyer olarak çalıştığı mağazadan dosya içerisindeki fişlere göre 12.90 TL’lik ürün aldığı, kasiyere önce 200,00 TL verdiği, daha sonra kasiyerden bu parayı geri alıp 100.00 TL verdiği, daha sonra bu parayı da geri alıp 3.00 TL bozuk para uzattığı, sonra da 295.00 TL para üstü alıp çıktığının anlaşılması karşısında; sanığın basit bir yalanı aşan, başından beri katılanın iradesini fesada uğratma amacıyla ısrarlı ve kararlı bir şekilde devam eden bir kaç kez para uzatıp geri almak suretiyle katılanı yanıltacak ve kandıracak yoğunluktaki ustaca planlayıp sergilediği eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2- (1) nolu bozma gerekçesine göre, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/299 Esas, 2016/288 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.