Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8544 E. 2023/1732 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8544
KARAR NO : 2023/1732
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/364 E., 2016/121 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın mağdurun iş yerine gelip havlu satın almak üzere 100,00 TL uzattığı, daha sonra alışverişten cayıp parayı geri istediği, mağdurun 100,00 TL parayı geri verdiği ancak sanığın elindeki 20,00 TL parayı uzatarak ben 100,00 TL vermiştim demesi üzerine mağdurun sanığa 100,00 TL para verdiği ve yakalandığında parayı iade ettiği iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 168/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca açılan kamu davası sonucunda Ayvalık (kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2015/364 Esas ve 2016/121 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 168/1, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz nedenleri, hırsızlık kastı bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri, sanığın eylemi 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b maddesine uymasına rağmen aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın suç tarihinde mağdurun işlettiği züccaciye dükkanına gelerek havlu almak istediği, havlu ücreti olarak 100,00 TL parayı mağdura verdiği, daha sonra alışverişten vazgeçtiğini belirterek verdiği parayı geri istediği, mağdurun verdiği 100,00 TL parayı 20,00 TL ile değiştirerek tekrar mağdura uzatıp kendisinin 100,00 TL vermiş olduğunu belirterek mağdurdan tekrar 100,00 TL para aldığı, durumdan şüphelenip kasasını kontrol eden mağdurun 80,00 TL eksik olduğunu fark edince durumu eşi olan tanık …’a bildirdiği, tanığın da sanığı takip ederek üzerini değiştirirken yakalayarak kolluk görevlilerine haber verdiği, paranın soruşturma aşamasında mağdura iade edildiği, bu şekilde sanığın hırsızlık suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Mağdur ve tanığın uyumlu ve istikrarlı anlatımları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanık savunmalarında; atılı hırsızlık suçunu işlemediğini, mağdurun hatalı olarak para üstünü fazla verdiğini kendisinin fark etmediğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya içeriğine göre, olay günü sanığın, mağdurun işletmekte olduğu züccaciye dükkanına gelerek havluların fiyatını sorduğu, mağdurun 7,00 TL olduğunu söylediği, sanığın bir havlu alarak 100,00 TL para verdiği, daha sonra “iki tanesi 7,00 TL değil miydi?” diyerek almaktan vazgeçtiğini söylemesi üzerine mağdurun 100,00 TL parayı geri verdiği, ardından sanığın mağdura 20,00 TL para uzatarak “ben 100,00 TL vermiştim” dediği ve mağdurun da sanığa 20,00 TL veriğini zannederek o parayı alıp 100,00 TL daha verdiği olayda, sanığın; mağdur kendisine 20,00 TL vermiş gibi davranmak suretiyle hileli davranışlarda bulunup mağduru yanılgıya düşürerek 80,00 TL menfaat elde etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüştür.
2. 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlenmiştir.
3. Kabule göre de; sanığın eylemi iş yerinin içerisinde gerçekleştirdiği anlaşılmasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h yerine 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ayvalık (kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2015/364 Esas ve 2016/121 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 Tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.