YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8612
KARAR NO : 2021/12382
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Fotokopi niteliğinde olan suça sürüklenen çocuğun parmak izlerinin tespit edildiği ekspertiz raporunun,parmak izi ve fotoğraf kayıt formunun aslı veya onaylı suretinin temin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması
2-08.04.2015 tarihli tutanakta belirtildiği üzere polis ekiplerini arayan suça sürüklenen çocuğun suça konu LCD televizyonu iade ettiğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Yasanın 168/son maddesi gereğince müştekiye,suça sürüklenen çocuk hakkında kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorulup, anılan maddenin uygulanması hususunun tartışılması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun atılı suçu soruşturma aşamasında inkar etmiş olması şeklindeki dosya kapsamı ile bağdaşmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması,
3-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir, bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. Cezayı ertelemenin yasal sonucu olmasından dolayı zorunlu olarak hükmedilmesi gereken “denetim süresine” ilişkin hatalar “aleyhe değiştirme yasağına” konu oluşturmaz. Somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan ceza süresinin 2 yıl 9 ay 10 gün olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı,konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu husus tartışmasız bırakılarak herhangi bir karar verilmemesi,
5-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, hapse çevrileceğine dair ihtar yapılmasına karar verilmesi,
6- Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h maddesi gereğince tayin olunan 5 yıl hapis cezasından yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin TCK’nın 31/3. yerine 31/2 şeklinde yanlış yazılması,
Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA,16.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.