Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8630 E. 2023/1041 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8630
KARAR NO : 2023/1041
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2015 tarihli, 2015/1079 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında mağdurun konutunun bahçesine bıraktığı tüpleri saati tespit edilemeyen bir zamanda çalması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1519 Esas, 2016/982 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 168/2, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4, 62, 51, 51/3-8 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 51/3. maddesi uyarınca bir yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan,17.03.2021 tarihli, kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişikin görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın hısızlık suçunu alacağını tahsil amacıyla gerçekleştirdiğine, yasal koşullar bulunmasına rağmen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması, soruşturma evresinde pişmanlığını belirttiği ve zararı giderdiği halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde gece vakti saat 21.30 sıralarında dayısının oğlu olan mağdur …’ın ikametinin duvarla çevrili olan bahçesine bırakmış olduğu üç adet 12 kilogramlık .marka tüpleri çaldığı, daha sonra tüplerden bir tanesini bilgi sahibi …’ın müdürlüğünü yaptığı ve bilgi sahibi …’in kasiyer olarak çalıştığı. Mağazasının . Şubesine götürdüğü, bilgi sahibi.’ye, mağaza müdürü.’in tüp istediğini söylediği, bunun üzerine bilgi sahibi.nin de sanığın bıraktığı tüpün karşılığında 75,00 TL’yi sanığa verdikten sonra sanığın işyerinden ayrıldığı, her ne kadar sanık savunmasında mağdur …’in kendisine olan borcu nedeniyle tüpleri aldığını söylemiş ise de, borç ile ilgili gerek soruşturma gerekse de kovuşturma aşamasında çelişkili beyanlarda bulunduğu, ayrıca bu durumun mağdur tarafından doğrulanmadığı anlaşıldığından sanığın bu yöndeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak itibar edilmemiş, sanığın üzerine atılı hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarını işlediği sonuç ve kanaatine varılarak hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan aynı Kanun’un 116/4 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verildiği, belirlenmiştir.
2.Kolluk görevlilerince 06.01.2015 tarihinde düzenlenen olay yeri basit krokisi ile görgü ve tespit tutanağı ve kamera çözüm tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın aşamalardaki beyanları çelişkili de olsa ikrarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin saat 18.01’de başladığı, 30.03.2016 tarihli oturumda sanık hakkında eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun’un 58, 143,168/2 ve 116/4 maddelerinin uygulanma ihtimali bulunduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesi gereğince sanığın ek savunmasının alınmasına karar verildiği, sanığa ait nüfus kayıt örneği ve güncel adlî sicil kaydının da dava dosyasında bulunduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hırsızlık suçu yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde mağdurun kendisine olan iki milyar borcu nedeniyle suça konu eylemi gerçekleştirdiğini beyan ettiği, sanık hakkında saati belli olmayan bir zaman diliminde gerçekleştirdiği eylem nedeniyle açılan kamu davası sorasında 30.03.2016 tarihli oturumda alınan ilk savunmasında ise mağdur …’in kendisine borcu olmadığını, tüpleri borcuna karşılık almadığını aldığı alkolün etkisiyle bu şekilde eylem gerçekleştirdiğini kabul ettiği, sanığın eyleminin gece vakti gerçekleştirdiğinin anlaşılması üzerine müdafii huzurunda alınan 22.06.2016 tarihli oturumda alınan savunmasında ise mağdurun kendisine 150,00 TL borcu olması nedeniyle bu eylemi gerçekleştirdiğini, şimdiki savunmasının doğru olduğunu beyan ettiği nazara alındığında sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları ve sanığın bu şekildeki savunmasının mağdur tarafından da doğrulanmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu husustaki kabul ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanığın ve mağdurun kovuşturma evresinde alınan ifadelerinde sanığın mağdurun zararını kovuşturma aşamasında ödediği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması ve hırsızlık suçu yönünden hükmolunun ceza miktarı 2 yıldan fazla olduğundan, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise sanığın dosya içerisinde bulunan sabıka kaydı incelendiğinde suç tarihinden önce kasıtlı suçtan mahkûm olduğu anlaşıldığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/1519 Esas, 2016/982 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.