Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8727 E. 2023/2860 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8727
KARAR NO : 2023/2860
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahkemenin işten el çektikten sonra verdiği 20.06.2016 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2015 tarihli ve 2015/2604 Esas sayılı iddianamesi ile, sanığın marketten sucuk çaldığı ve bu şekilde üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2.h, 143, 116/2-4,. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/84 Esas, 2016/356 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62, 116/2, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 4 yıl 2 ay hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 58. maddesi gereği cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suçu işlediğine dair delil olmadığına, katılan şirketin zararı giderildiği halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, suça konu ihbarın iki gün sonra yapılması nedeniyle suça konu sucukların başkası tarafından çalınmış olması ihtimalinin yüksek olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmadığına ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde polisi arayan ve ismini vermek istemeyen bir şahsın 35-40 yaşlarında bir erkek şahsın çalıntı sucuk sattığı yönünde yaptığı ihbar üzerine polislerin verilen adrese gittileri, burada ihbar eden şahsın gelerek görevlilere sanığı gösterdiği, bunun üzerine polislerin sanığı yakaladıkları, sanığın polislere 09.01.2015 günü saat 20.00 sıralarında Yenimahalle Ragıp Tüzün caddesi üzerinde faaliyet gösteren Migros mağazasından “M.” marka sucuk çaldığını söylediği, bunun üzerine bahsi geçen işyerine gidildiğinde işyerindeki görevlilerin yaptığı sayım sonucunda 3 adet belirtilen marka sucuğun eksik olduğunu saptadıkları, sanık sonraki beyanlarında suçlamaları kabul etmemiş ise de tutanak tanıklarının olayı net olarak hatırladıklarını, sanığın beyanı üzerine bu yere gidilip tespit yapıldığını belirtmeleri nedeniyle sanığın suçunun sabit olduğu, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın inkara yönelik beyanları, katılan beyanları, 11.01.2015 tarihli Yakalama Tutanağı ve tutanak tanıklarının mahkeme huzurundaki beyanları dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Bir erkek şahsın sokakta çalıntı sucuk sattığına yönelik kolluk birimlerine gelen ihbar üzerine belirtilen yere gidilip sanıkla görüşüldüğünde, sanığın olayı doğrulayarak sucuğu çaldığı yeri söylemesi üzerine ilgili markette yapılan sayım sonucunda belirtilen marka 3 adet sucuğun çalındığının tespit edildiğinin tutanağa bağlandığı ve tutunağı düzenleyen kolluk görevlilerinin de yargılama aşamasında dinlendiklerinde tutanağı doğruladıkları, tutanak tanığı C.E.’nin olayı çok iyi hatırladığını beyan ederek olayı detaylandırdığının anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik savunmalarına itibar edilmemesine dair Mahkemenin kabulünde ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafînin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, çaldığı üç adet sucuğun değerinin şikâyetçi market yetkilisinin beyanına göre 60,00 TL olması karşısında, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Şikayetçi vekilinin, 20.05.2016 tarihli duruşmada zararlarının tamamen karşılandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Hırsızlık eyleminin, işyerinin açık olduğu zaman diliminde, rızaya ihtiyaç duyulmadan girilmesi mutad saatte gerçekleştirilmesi karşısında, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/84 Esas, 2016/356 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.