Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8752 E. 2023/2976 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8752
KARAR NO : 2023/2976
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2016 tarihli ve 2016/442 Esas No.lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında Türkiye Petrolleri Sedef Akaryakıt Ürünleri isimli iş yerinin market bölümüne gece vakti saat 03.00 sıralarında girerek kasadan para çalmaya teşebbüs etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143/1,31/3, 35 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/161Esas, 2016/651 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 35, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi uygulanan teşebbüs maddesi indiriminin daha fazla olması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddelerinin uygulanmamasına ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuğun gece vakti saat 03.00 sıralarında Türkiye Petrolleri Sedef Akaryakıt Ürünleri isimli işletmeye girdiği, içeride kimsenin olmamasını fırsat bilerek para kasasının olduğu bölüme yöneldiği, kasanın çekmecesini açıp parayı alacakken dosya kapsamında beyanları alınan ve aynı işletmede pompacı olarak çalışan tanıkların içeriye girmesi üzerine parayı alamadığı ve bu haliyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Kolluk görevlilerince düzenlenen Güvenlik Kamerası İzleme Tutanağı, Yakalama ve Üst Arama Tutanağı ve aşamalarda dinlenen bilgi sahibi C.S ve S.T’ın beyanlarının dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. 5237 Sayılı Kanun’un 51 Maddesinin Ve 5271 Sayılı Kanun’un 231. Maddelerinin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre hakkında hırsızlık suçundan ötürü farklı mahkemelerce verilmiş çok sayıda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkeme ilamlarının varlığı göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin ve 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin gerekçede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Teşebbüs İndirim Oranına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 35/2 maddesinde “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre” indirim oranlarının değerlendirileceğinin belirtildiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun kasadaki paraları çalmak amacıyla eline aldığı ancak tanıkların olay yerine gelmesi ile eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, tanıkların suça sürüklenen çocuk olay yerinden ayrıldıktan sonra şüphe üzerine kamerayı incelediklerinde suça sürüklenen çocuğun hırsızlık yaptıklarını anladıkları, suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği nazara alındığında teşebbüs nedeniyle cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirilebileceği, indirim oranının her somut olaya göre meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre değerlendirilmesi gerekirken teşebbüs indirim oranının belirlenmesinde gerekçe gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C.Diğer Hukuka Aykırılıklar Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Kanun’un 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirî bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde C paragrafında açıklanan nedenle Edremit 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/161Esas, 2016/651 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.