Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8776 E. 2021/12801 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8776
KARAR NO : 2021/12801
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1 ve 119/1-c maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/153 esas, 2015/254 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 309-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2021 gün ve 2021/26458 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1 ve 119/1-c maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli ve 2014/153 esas, 2015/254 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
… 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında 5237 saylı Kanun’un 116/2. maddesi gereğince hükmolunan 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat oranında arttırım yapıldığında 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayini ile 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında mahkemenin 02/04/2015 tarihli kararıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet kararı verildiği, diğer sanıkların kararı temyiz etmesi üzerine … 17. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarihli ve 2019/2331 esas, 2019/12990 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıklar hakkında TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca tayin edilen 6 ay hapis cezasından sonuç olarak aynı Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat artırım yapılarak 12 ay hapis cezasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
2-) Sanıkların işlediği kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olan TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve Veysi Aslan’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde; 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken hükmolunan sonuç hapis cezasının ”12 ay” olarak belirlenmesi ve T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; hüküm fıkrasına “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,” karar verilmesi nedeniyle, bu sanık hakkında da konut dokunulmazlığının ihlali suçundan bozmada belirtilen şekilde hesap hatası yapılarak fazla ceza verilmesinden dolayı kanun yararına bozma yasa yoluna gelindiği anlaşılmış ise de; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince … 17. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarihli yapılan bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’a sirayet edecek olması, sirayet hükmünün uygulanması için temyiz etmeyen sanığın talepte bulunmasına gerek olmaması, kanundan kaynaklanan bir durum olması, özel daire bozma kararında sirayetin belirtilmemesinin kanuni bir eksiklik olmayıp, bu hususun yerel mahkemece kendiliğinden gözetilip uygulanabileceği ilkeleri gereğince mahkemenin bu sanık yönünden sirayet sebebiyle yeniden duruşma açarak bozmada belirtilen ve kanun yararına bozma yasa yoluna gelen sebebi sanık hakkında uygulayabilecek olması, kanun yararına bozma yasa yolunun uygulanabilmesi için hukuka aykırılığın giderilebilmesinde başka bir hukuki yolun olmaması gerektiğinden, belirtilen bozma sebebinin kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından (…) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen olarak verilen 02/04/2015 tarihli ve 2014/153 Esas-2015/254 Karar sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.