Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8778 E. 2021/12163 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8778
KARAR NO : 2021/12163
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/81 esas, 2019/320 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 5461-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2021 gün ve 2021/27855 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/81 esas, 2019/320 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1-Dosya kapsamına göre, sanığın bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık olarak belirlenen eylemini cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinde hapis cezasının alt sınırının 5 yıl olarak belirlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacak şekilde, sanığın istinabe suretiyle … Asliye Ceza Mahkemesince sorgusunun yapılarak, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda müştekinin kovuşturma aşamasında 18/07/2019 tarihli celsede, çalınan cep telefonunun kendisine iade edildiği ve olaydan kaynaklı giderilmesini istediği her hangi bir zarar talebinin olmadığı ve keza 07/11/2019 tarihli celsede şikayet tarihi olan 19/11/2018’den 15-20 gün sonra telefonun kendisine iade edildiği yönündeki beyanları karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’ nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda müştekinin kovuşturma aşamasında 18/07/2019 tarihli celsede, çalınan cep telefonunun kendisine iade edildiği ve olaydan kaynaklı giderilmesini istediği her hangi bir zarar talebinin olmadığı ve keza 07/11/2019 tarihli celsede şikayet tarihi olan 19/11/2018’den 15-20 gün sonra telefonun kendisine iade edildiği yönündeki beyanları karşısında, sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07/11/2019 tarihli ve 2019/81 esas ve 2019/320 karar sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın
309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 15/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.