YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9021
KARAR NO : 2023/1152
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında mala zarar verme suçundan, neticeten hükmolunan 1.320,00 TL ve 2.000,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Haklarında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. . Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2016 tarih ve 2015/294 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 151/1, 116/1, 119/1-c. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/378 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararı ile;
Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
a) Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2.h, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b) Mala zarar verme suçundan, aynı Kanun’un 151/1, 31/3, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2.Sanık … hakkında;
a) Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2.h, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, aynı Kanun’un 116/1, 119/1-c, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ,
c)Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’ün temyiz isteği; dosyanın temyize gönderilmesini istediğine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk …’ün temyiz isteği; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine, suçu işlemediğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
3.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde, sanık ile suça sürüklenen çocuğun olay günü tespit edilemeyen bir zaman diliminde mağdura ait bağ evine kapının asma kilidini kırarak girdikleri, daha sonra içeride bulunan bir adet piknik tüpü, bir adet 12 kg’lık tüp, bir adet el arabası ile miktarı tespit edilemeyen hırdavat malzemelerini alarak oradan uzaklaştıkları, suça sürüklenen çocuğun savcılık huzurunda verdiği ifadesinde olay günü bahse konu eve sanık … ile birlikte girerek buradan bir kısım eşyaları çaldıklarını belirterek yer gösterme suretiyle de olayı ikrar ettiği, kovuşturma aşamasında ifadesinden dönmüş ise de soruşturma aşamasındaki ikrara yönelik beyanı ve deliller birlikte dikkate alındığında sanık ile suça sürüklenen çocuğun atılı suçları işledikleri kabul edilmiştir.
2. Cumhuriyet savcısı refakatinde gerçekleşen 29.06.2015 tarihli yer gösterme tutanağına göre, o bölgede karıştığı hırsızlık olaylarına konu evleri gösterebileceğini söylemesi üzerine belirtilen yere gidildiğinde mağdur ile A.A. isimli şahısların bağ evlerini göstererek bu evlerden … ile birlikte hırsızlık yaptıklarını belirttiği görülmüştür.
3. Sanık …, suçlamaları kabul etmemiştir
4.Suça sürüklenen çocuk … savcılık huzurunda verdiği ifadesinde, mağdura ait bağ evinden gecenin ilerleyen saatlerinde sanık … ile hırsızlık yaptıklarını beyan etmiş; mahkeme huzurundaki ifadesinde ise bu ikrarından dönerek baskı altında ifade verdiğini, gerçekte hırsızlık suçuyla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk … Ve Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık ile suça sürüklenen çocuk ve müdafiin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık … Hakkında Hırsızlık Ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk …’ın savcılık huzurundaki beyanı ile yer gösterme tutanağındaki beyanı karşısında suçu işlemediğine ilişkin temyiz sebepleri ile dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Gerekçeli kararda hırsızlığa konu eşyaların 1’er adet piknik tüp, 12 kg’lık tüp, el arabası ve hırdavat malzemelerinin olduğu, mağdurun mahkeme huzurundaki beyanında çalınan şeylerin ufak tefek değersiz eşyalar olduğunu belirttiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanması talebini de içermesi ve suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması karşısında, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek tayin olunan 3 yılı aşmayan hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, “yasal imkansızlık nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hırsızlık suçundan verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanık .ün hüküm tarihinde … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun, UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı duruşmada hazır edilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 193. ve 196. maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Ve Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/378 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’un, suça sürüklenen çocuk … ve müdafinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Hırsızlık Suçundan, Sanık … Hakkında Hırsızlık Ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/378 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’un, suça sürüklenen çocuk … ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden (sadece sanık .yönünden diğer yönleri incelenmeyen) hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.