YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9025
KARAR NO : 2023/3076
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Hakkında Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2016 tarihli ve 2016/7259 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, şikâyetçiye ait işyerinin önünde kaldırımda açıkta duran askılardan 15 adet şalvar çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; hükmü temyiz etme iradesini açıklamakla yetinmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, gündüz sayılan 18.30-18.45 sıralarında, şikâyetçiye ait işyerinin önünde kaldırımda duran askıdan, 15 adet şalvar çaldığı, aynı gün 19.30 sıralarında şüphe üzerine kolluk tarafından yakalandığı, elindeki poşet içerisinde bulunan şalvarları çaldığı yeri göstererek, soruşturma aşamasında şikâyetçiye tam iadeyi sağladığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, şikâyetçinin de soruşturma aşamasında ifadesinin alındığı tespit edilmiştir. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 13.03.2016 tarihli Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Dosyada mevcut 13.03.2016 tarihli kolluk tutanağı, sanık ve şikâyetçinin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
2. 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
3.Şikâyetçinin soruşturma aşamasında, suça konu şalvarların toplam değerinin 100,00 TL olduğunu beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) No.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.