Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9050 E. 2023/1727 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9050
KARAR NO : 2023/1727
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/114 E., 2016/381 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.02.2016 tarihli ve 2016/8173 Esas, 2016/6586 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/114 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 143. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ve ek savunma hakkı verilmek suretiyle uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; çalınan malzemelerin bulunduğu yerle hiçbir ilgi ve alakasının olmadığına, çalıntı eşyaların olduğu yere yaklaşık 300 m mesafede annesinin evi olduğuna, annesine ziyarete gittiği vakitte sokakta polis memurlarını görünce kesinleşmiş cezaları bulunduğundan dolayı heyecan ve panik yaparak kaçması üzerine şüphe çekerek yakalandığına, polislerin kendisini tanıdığı için eşinin ifadesini aldıklarına, eşinin de korku ve panikle önceki eylemlerinden dolayı olayla alakası olabileceğini düşünerek fikir beyan ettiğine, memurların da bu beyanı ve geçmiş sabıkalarını göz önüne alarak kendisini olayla ilişkilendirdiklerine, olayla hiçbir alakası olmadığına ve beraatini talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü saat 19.00 sıralarında, şikâyetçinin iş yerinin önünde ticarî açık kasa aracına malzeme yüklerken kamyonet kasasından iki top hortumun çalındığının komşuları tarafından kendisine söylenmesi ile eşkal tarifi üzerine araçlarına binerek etrafta dolaştıkları sırada şahısları görüp polise ihbar ettiği, polisler tarafından şahısların görüldüğü, sanık …’in kaçtığı, gayrî resmî eşi olan, hakkında beraat kararı verilen ve temyiz kapsamı dışında olan sanık …’nin polisler tarafından yakalanıp suçlama ile ilgili karakola götürülüp ifadesi alındığında sanık …’nin diğer sanık tarafından hırsızlık yapmaya zorlandığını, kendisinin eşinin hırsızlık yaptığı sırada suç mahalinde bulunmadığını, sanığın iki top hortumla yanına geldiğini, daha sonra götürüp hurdacıya sattığını söylediği, yargılama aşamasında da benzer savunmada bulanarak diğer sanığın inkâra yönelik savunmasından farklı şekilde beyanda bulunduğu, şikâyetçinin samimi anlatımı birlikte değerlendirilerek sanığın inkâra yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; şikâyetçinin iş yeri komşularının hırsızlık olayını görmeleri üzerine şikâyetçiye eylemi ve sanığın eşkal bilgilerini vermesi üzerine sanığın etrafta yapılan araştırma neticesinde bulunduğu, olayın polise ihbarı üzerine gelen polis memurlarınca kaçan sanığın görüldüğü ve sanığın gayrî resmî eşi temyiz dışı sanık …’nin de olayı doğruladığı hususları bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkûmiyeti yönünde kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/114 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.