Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9051 E. 2023/1725 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9051
KARAR NO : 2023/1725
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/50 E., 2016/85 K.
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aladağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2016 tarihli ve 2016/37 Esas, 2016/37 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında katılana yönelik karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3. maddesi gereğince cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/50 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; yerel mahkemenin kararının müvekkili idareyi mağdur edici nitelikte olduğuna, verilen kararın yasalara ve yönetmeliklere aykırı bulunduğuna, 2560 sayılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere göre Adana İli sınırları içerisinde su kullanan tüm şahısların ASKİ Genel Müdürlüğüne abone olmaları ve şebeke harici su kullanmamaları gerektiğine, yerel mahkemenin müdahil olarak dosyaya ibraz ettikleri bilgi ve belgeleri incelemeden, nazara almadan sadece sanık beyanına dayanarak sanık lehine beraat kararı verdiğine, dosyada bulunan kaçak su zabıt varakalarından da görüleceği üzere, sanığın kaçak su kullanma suçunu işlediğine, mahkeme kararında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmasının yanında suç işleme kastının yokluğu nedeni ile beraat kararı verildiğinin belirtildiğine, bu tespitin sanığın ceza almasına yeterli olduğuna, bu tür suçlarda arananın genel kast olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın cezalandırılması istenilen suçun konusunu, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi, su ve doğalgaza ilişkin hizmetlerin oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun’un 163/3. maddesi ile düzenlenen eylem genel kastla işlenebilen bir suç olsa da eylemin “sayaçsız kullanım, abone olmakla birlikte harici hat çekmek, …ters bağlantı yapmak” gibi fiziki müdahalelerin varlığını gerektirdiği ve bu hâlde suçun oluştuğu hususundaki tereddütlerin ortadan kalkacağının genel kabul gördüğü, somut olayda sanığın bu yönde herhangi bir müdahalesinden bahsedilemeyeceği gibi bu yönde bir tespitin de yapılamadığı, sanığın ikametgahının bulunduğu Aladağ ilçesi, Büyüksofulu köyünün yeni şebeke hattının döşenmesinden önce “Eğninin Gözü” denilen kaynak suyundan depoya su alındığı ve depoya yapılan bağlantılarla su kullandıkları, sonraki süreçte şebeke döşense bile eski bağlantının varlığını sürdürdüğü, İl Özel İdaresince yaklaşık 10 yıl kadar önce yeni su şebeke hattı döşendiği ve bu hattın sonraki süreçte ASKİ’ye devredildiği anlaşılmıştır. Somut olayda sanığın hem aboneliği bulunan ASKİ şebekesinden hem de eski kanal üzerinden bağlantısının bulunduğu, sanığın bu şekilde su kullandığı kanaatine varılarak, sanığın ASKİ şebekesine ayrıca kaçak bağlantı yaptığına ilişkin herhangi bir delil elde edilemediği, bu sorunun köyün genel sorunu olduğu dikkate alınarak sanığın kastının varlığından da bahsedilmesinin mümkün olamayacağı, bu hâlde sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin kastının bulunmaması yanında, suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, yeterli derecede kesin delil elde edilemediği değerlendirilerek beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay mahallinde yapılan keşif sonucu tanzim edilen tutanak, tanık beyanı ve sanığın keşif sonucu ulaşılan kanaat ile uyumlu savunmaları dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aladağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/50 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.