YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9056
KARAR NO : 2023/1186
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2015 tarihli ve 2015/21 numaralı iddianamesiyle sanıklar hakkında şikâyetçinin sorumlusu olduğu şirket sahasında bulunan vincin içinden gece vakti önce anahtarı alıp, daha sonra bu anahtarla mazot depo kapağını açmak suretiyle mazot aldıkları ve bu mazotları bidonlar halinde olay yerine yakın yere koydukları sırada yakalandıkları iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143, 37, 53 ve 63. maddelerinden cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143/1, 35, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve diğer sanık … hakkında ise aynı suçtan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, sanık …’ün beyanları arasında çelişkiler olduğu, güvenlik görevlilerinin araca yaklaştıklarında üzerine örtü örttüğü ve kaçmaya çalıştığı, gece vakti olay yerine diğer sanık … ile gelen sanığın ne için geldiklerini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu sebeple hırsızlık suçundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verildiğine yöneliktir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmadığı, sanığın SEGBİS aracılığıyla dinlendiği duruşmada atılı suça ilişkin cezanın üst sınırı sebebiyle zorunlu müdafii tayin edilmesi gerekmesine rağmen tayin edilmeyip, sonraki duruşmalarda tayin edildiği ve bu haliyle savunma hakkının kısıtlandığına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 16.11.2014’te gece vakti sayılan 02.20 sıralarında şikâyetçinin firma yetkilisi olduğu termik santral sahası içinde bulunan vincin içinden önce anahtarı alınıp, daha sonra bu anahtar kullanılmak suretiyle mazot kapağı açılıp, içeriye hortum salınarak toplam 1.500,00 TL değerinde mazotun çalındığı ve yere dökülen mazotun da olduğunun anlaşıldığı, ihbar üzerine olay yerine yaklaşık 75 metre mesafedeki araca giden ekiplerin içi mazot dolu dokuz adet bidon ve … içinde sanık …’e ulaştıkları, bir süre sonra da sanık … aracın yanına geldiğinde yakalandığı, sanık …’ün suçunu ikrar etmekle birlikte eşi olan diğer sanığın olaydan haberi olmadığını savunduğu, sanık …’ün de olaydan haberi olmadığını savunduğu, mahkemece sanık …’ün hırsızlık suçundan dolayı mahkûmiyetine, sanık …’ün ise sanığın savunmasının aksi yönünde delil olmaması sebebiyle beraatine karar verildiği belirlenmiştir.
2. 16.11.2014 tarihli Yakalama, Yakınlarına Haber Verme ve Üst Arama Tutanağı ile aynı tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısı her ne kadar sanık …’ün beyanları arasında çelişkiler olduğunu, güvenlik görevlilerinin araca yaklaştıklarında üzerine örtü örttüğü ve kaçmaya çalıştığını, gece vakti olay yerine diğer sanık … ile gelen sanığın ne için geldiklerini bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple hırsızlık suçundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğini talep etmiş ise de, sanık …, diğer sanık …’ün aksine araçtan hiç çıkmamış ve aracın yolcu koltuğunda oturmuştur. Tüm aşamalarda da atılı suçu inkâr etmiştir. Sanığın yalnızca sanık …’ün eşi olması ve gece vakti eşi olan sanıkla birlikte araçla olay yerine yakın bir yere gelmesinin de tek başına atılı suça iştirak ettiğini göstermeyeceği anlaşıldığından sanık … hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Küçük Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık … müdafii sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde değer azlığına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanmadığını belirtmiş ise de, somut olayda sanığın almış olduğu mazotun değerinin yaklaşık olarak 1.500,00 TL olduğu, bu sebeple mahkemece sanık hakkında değer azlığın hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. Yine sanığın SEGBİS aracılığıyla dinlendiği duruşmada atılı suça ilişkin cezanın üst sınırı sebebiyle zorunlu müdafii tayin edilmesi gerekmesine rağmen tayin edilmeyip, sonraki duruşmalarda tayin edildiği ve bu haliyle savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmiştir. Sanığın üzerine atılı olan ve 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerekmektedir. Somut olayda ise mahkemece sanığa zorunlu müdafii atanması için … Barosu Başkanlığına 12.02.2016’da yazı yazılması üzerine aynı tarihte zorunlu müdafii tayin edilmiştir. Ancak sanığın savunması zorunlu müdafii olmadan 25.11.2015’te alınmıştır. Sanığın savunmasının alındığı tarihte zorunlu müdafiinin bulunmaması suretiyle yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması nedeniyle savunma hakkını kısıtladığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
3. 16.11.2014 tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağına göre, mazotun bir kısmının yere döküldüğü, bu nedenle yere dökülen mazotla ilgili tasarruf olanağının kaybedilmesi nedeniyle eylemin tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA,
B. Sanık … Müdafinin Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle .Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/42 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.