Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9097 E. 2023/1635 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9097
KARAR NO : 2023/1635
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarihli ve 2015/38876 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanığın yolda yürümekte olan katılanın, içinde 50.000,00 TL para bulunan poşetini çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 53/1 ve 63/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/778 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 63 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 50.000,00 TL para çalmış olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğine, sanığın temyiz isteği; suç tarihinde tatilde olduğuna dair tanık dinlettiğine, atılı suçu işlemediğine, sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinin açıklanmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; sanığın, bankadan çektiği 50.000,00 TL para bulunan poşetle aracına doğru yürüyen katılana plakasının son kısmı alınamayan bir araçla yaklaşıp poşeti çekip almak suretiyle çaldığı kabulüyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Katılan …, aşamalarda; bankadan 50.000,00 TL para çektiğini, yanında tanık … ile birlikte ara sokağa park ettiği aracına doğru yürürken bir aracın yaklaştığını, arka koltukta oturan bir şahsın, elindeki poşeti çekip aldığını, aracın hızla uzaklaştığını, şahsın yüzünü göremediğini beyanla şikâyetçi oluğunu, tanık …; soruşturma aşamasında önce fotoğraftan, daha sonra canlı olarak teşhis ettiği sanığı, duruşmada da kesin olarak teşhis etmiş, katılanın elinde bulunan poşeti sanığın çekip aldığını beyan etmiştir.
3. Sanık aşamalarda; 07.08.2015 tarihinde tanıklar …, … ve … ile birlikte Avşa’ya tatile gittiğini, 15.09.2015 tarihinde döndüklerini, otobüs biletlerinin tanık … tarafından alındığını beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanıklar …, …ve … kovuşturma aşamasında, sanıkla, hatırlamadıkları bir tarihte Avşa’ya tatile gittiklerini, tanık … kovuşturma aşamasında; sanığın, tanıklarla farklı zamanlarda Avşa’ya gidip bir hafta kaldığını beyan etmiştir.
5.TİB yazı cevabına göre; sanığın cep telefonunun suç tarihinde İstanbul ‘dan sinyal aldığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “31.08.2015” yerine “21.08.2015” olarak hatalı gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/778 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafii temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.