Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9150 E. 2023/3038 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9150
KARAR NO : 2023/3038
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE karar verilmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyiz incelemesinin kapsamına göre;
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.06.2015 tarihli ve 2015/4975 Esas No.lu iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuğun, saat 16.00 sıralarında, şikâyetçinin kilitleyerek bıraktığı 2 adet bisikleti çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 31/3, 54. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Çocuk Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/480 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 31/3, 168/1, 62. 50/1-a, 50/3, 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, suçun kimin tarafından işlendiğinin netlik kazanmadığına, bu durumda suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ile birlikte, gündüz saatlerinde, şikâyetçiye ait olan ve bulunduğu yerdeki çöp kutusuna bisiklet kilidi ile bağlı olan Bianchi Marka bisikleti, kilidini demir kesme makası ile kesmek suretiyle çaldığı, kamu davası açılmadan önce bisikletin şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçinin zarar talebinin bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suça sürüklenen çocuk suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı karşısında eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak,

1.Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ile birlikte, şikâyetçiye ait olan ve İzmit Otogarının yanındaki Harekât Amirliğinin yanında bulunan çöp kutusuna bisiklet kilidi ile kilitleyerek bıraktığı bisikleti, gündüz saat 16.00 – 17.10 arasında, bisikletin kilidini demir kesme makası ile keserek çaldığının anlaşılması karşısında, eylemin herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu ve buna göre suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2. Otogara ait güvenlik kamerası kayıtlarından eşgali belirlenen suça sürüklenen çocukların pazar civarında yakalandıklarında, bisikletleri 1 adet ayakkabı karşılığında hakkında 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesi uyarınca dosyası tefrik edilen …’a verdiklerini söyledikleri, bisikletlerin bu şahıstan alınarak hasarlı bir şekilde şikâyetçiye teslim edildiği, şikâyetçinin kovuşturma aşamasında herhangi bir zararının bulunmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden suça sürüklenen çocuğun, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın, satın alan kişiden alınarak şikâyetçiye iade edilmiş olması da 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabulünün mümkün olmaması nedeniyle; çalınan bisikleti 1 adet ayakkabı karşılığında alan …’ın zararının giderilip giderilmediği ve hakkında açılan soruşturma sonucu araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/480 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.