Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9256 E. 2023/2886 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9256
KARAR NO : 2023/2886
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Datça Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2015 tarihli ve 2015/447 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, şikayetçinin sahibi olduğu şirkete ait 48 R …. plaka sayılı aracı, kullanıp geri getirmek amacıyla çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 146/1, 58, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2015/519 Esas 2016/410 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 146/1, 62, 58, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, vasfa ve eksik araştırma yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay günü saat 22.00 sıralarında katılanın sahibi olduğu şirkete ait 48 R …. plaka sayılı aracın anahtarını deponun anahtarlık bölümünden aldıktan sonra, aracı kullanıp geri getirmek amacıyla çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanığın suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği savunması ve tanık beyanı dosyada bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A- Tebliğname Görüşü Yönünden
Sanığın, şikayetçiye ait aracı izinsiz aldıktan sonra trafik kazasına karışması üzerine kolluk birimlerince duruma müdahale edildiği anlaşılmakla Tebliğnamenin 1. paragrafının 1. cümlesinde yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.
B- Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun’un 146/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın eylemi, gece vakti sayılan saat 22.00 sıralarında işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini,
3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çameli (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 2011/32 Esas, 2014/21 Karar sayılı mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 155/1. maddesinde yazılı ”güveni kötüye kullanma” suçuna ilişkin olduğu ve UYAP’tan yapılan araştırmada 20/12/2022 tarihli ek kararla uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinden tekerrüre esas alınamayacağı,

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, kullanma hırsızlığı nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi,
5. Kabule göre de; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 146. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2015/519 Esas 2016/410 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.