Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9267 E. 2023/2940 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9267
KARAR NO : 2023/2940
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/758 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından ve 5271 sayılı Kanun’un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve mercinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından; suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık Hakkında Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli, Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık …’a yüklenen aynı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık suçu ve bu suç ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından sanık …’un savunma hakkının kısıtlanması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuk …’a yüklenen aynı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuğun karar tarihi itibariyle yaşının 18’den küçük olduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/2-3. maddeleri uyarınca suça sürüklenen çocuk için zorunlu olarak görevlendirilen müdafii, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmaksızın yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanması suretiyle aynı Kanun’un 188/1. ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılarak suça sürüklenen çocuk …’ın savunma hakkının kısıtlanması,
3. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuk …’ın işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdirî bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunduğundan;
Başkaca yönleri incelenmeyen Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2015/758 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile sanığın temyiz istekleri, açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.