Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9269 E. 2023/2935 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9269
KARAR NO : 2023/2935
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2015 tarihli ve 2015/2107 Esas No.lu iddianamesi ile, sanıklar … ve … hakkında, olay günü gece vakti temyiz dışı sanık D. C. A. ile birlikte, katılanı darp ettikten sonra ona ait cep telefonu ile içinde para, bankamatik kartı, nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi bulunan cüzdanı almak şeklindeki eylemleri nedeniyle yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37, 149/1-c,h ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, ayrıca sanık … bakımından aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-a, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’in aynı Kanun’un 86/2 ve 29. maddeleri gereği 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında erteleme, seçenek yaptırımlara çevrilme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
Sanık … müdafii; gerekçeli temyiz sebepleri içermeyen süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın olay tarihinde dışarıda dolaştığı sırada daha önceden tanımadığı sanıklar … ve … ile temyiz dışı sanık D. C. A’yı alkol alırken gördüğü, katılanın sanıklara selam vererek biraz sohbet ettikleri ve birlikte alkol aldıkları, daha sonra katılan ile temyiz dışı sanık D. C. A’nın birlikte pazar yerine gittikleri, tekrar alkol almaya başladıkları, sonradan yanlarına sanıklar … ve …’ın geldiği, hep beraber alkol alıp muhabbet ettikleri sırada bir anda katılanın başının arkasına bir cisimle vurulduğu, çarpmanın etkisi ile katılanın kendisini kaybettiği, kendine geldiğinde hastanede olduğu ve cebinde bulunan cep telefonu ile içinde 550,00 TL para, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve kartlar bulunan cüzdanının yerinde olmadığını anladığı olayda; katılanın alkolün etkisi ile tanık N.D.’ye laf attığı, bunun üzerine sanık …’ın katılanı kasten yaraladığı, katılan yaralandıktan sonra ve malını koruyamayacak durumda iken sanık …’ın, katılanın cep telefonunu üzerinden aldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

2. Doktor raporları, Parmak İzi Araştırma Tutanağı, Güvenlik Kamerası Araştırma Tutanağı, Çözüm Tutanağı, Olay Tutanağı, Görgü ve Tespit Tutanağı, HTS kayıtları, katılan ile tanıkların aşamalardaki anlatımları ve sanıkların inkâr niteliğindeki savunmaları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık …’ın sanık … tarafından katılana yumruk atıldığına dair anlatımları, temyiz dışı sanık …A’nın katılan ile sanık …’ın birbirlerini darp ettiklerine ilişkin ifadeleri, katılanın aşamalardaki beyanları ile doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; suçun sübuta erdiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmediği gibi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddelerinin uygulanmaması hususunda yeterli ve kanuni gerekçe gösterildiği anlaşıldığından, mahkemece kurulan hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1. Sanığın değişen suç vasfı dolayısıyla eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği,
2. 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a, 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 saylı Kanun’un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması gerektiği anlaşıldığından hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/229 Esas, 2016/187 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.