Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9283 E. 2023/2937 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9283
KARAR NO : 2023/2937
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.07.2015 tarihli ve 2015/3577 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında katılanın parkta otururken masa üzerine bıraktığı cep telefonunu çalmak şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/998 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, hakkında verilen cezanın haksız olduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın olay günü daha önceden simaen tanıdığı sanık ile Yedieylül Mahallesi’nde bulunan parkta oturduğu, sanığın katılana ait cep telefonunu alıp müzik dinlemeye başladığı, bu sırada polis aracının parka doğru geldiğini görüp suça konu cep telefonu ile birlikte olay yerinden kaçtığı ve telefonu teslim etmediği gibi zararı da gidermediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Araştırma Tutanağı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yazı cevabı, katılanın aşamalardaki beyanları ve sanığın inkâr niteliğindeki savunmaları dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya içeriğine göre; katılanın olay günü saat 20.30- 21.00 sıralarında oturduğu parka gelip cep telefonunu çalan şahsın öncesinde simaen tanıdığı, sonrasında da etrafta yaptığı araştırma sonucunda adını, soyadını ve adresini öğrendiği … olduğunu beyan etmesi nedeniyle sanığın atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda katılanı tanımadığını ve bahsi geçen telefonu hiç görmediğini savunarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yazı cevabı ile suça konu telefonun olay günü saat 08.36’ya kadar katılana ait hat ile kullanıldığı fakat bu saatten sonra telefon ile herhangi bir görüşmenin yapılmamış olması, olay yerini gören kameranın bulunmadığının araştırma tutanağı ile tespit edilmesi ve dosya içerisinde eyleme ilişkin tanık beyanının da bulunmaması karşısında; katılanın soyut anlatımları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksini gösterir mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden ve atılı suçu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanmadan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/998 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.