YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9300
KARAR NO : 2023/1323
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli ve 2016/2853 numaralı iddianamesiyle sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Mersin (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/181 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/2-h, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebebi, üst seviyeden ceza tesis edilmesi ve indirim yapılmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Katılanın … mah. 141. Cd., no:163 deki …Ambalaj isimli iş yerinin işleticisi olduğu, …Mah., 5932 Sk., No:34’te deposunun bulunduğu, deponun dış pencerelerine demir korkuluk yaptırmak için tanık … ile anlaştıkları, deponun anahtarının tanık …’ya 13.01.2016 tarihinde verdiği, sanıklar … ve …’ın kardeş oldukları, tanık …’nın yanında çalıştıkları, katılanın deposunda 60×95 ebadında, … İplik Sanayi ve Ticaret’ten faturalı aldığı, 60.000 adet P.P çuvaldan 23.000 adedini suç tarihlerinde sanık … ve ….in bulundukları yerden aldıkları, Barış Mah. 4514 Sokakta Dağlar Hazır isimli işyerini işleten sanık …’a tanesini 20 kuruştan sattıkları, sanıkların katılanın zararını gidermedikleri, her ne kadar sanık … suçlamaları kabul etmiş, sanık … suçlamaları kabul etmemiş ise de, katılan beyanı, tanıklar …, Cuma Özarslan, … ve …’nın beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu hırsızlık suçunu iştirak halinde birlikte gerçekleştirdikleri, çalınan malları çalındıktan sonra sanık …’in sanık …’e sattığı, sanık …’in suçu üstlenerek kardeşi olan diğer sanık …’yi suçtan kurtarmaya yönelik hareket ettiği kanaatine varılmış olmakla bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiş, sanıkların bir suç işleme kararı icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işlediğinden, eylemleri zincirleme suç olarak değerlendirilmiş ve her iki sanığın da iştirak hâlinde hareket ettikleri mahkemece kabul edilmiştir.
2- Sanık … savunmasında, suçlamayı kabul etmiş, sanık … ise, kardeşinin gerçekleştirdiği hırsızlıktan haberinin olmadığını beyan etmiştir.
3. Tanıklar … ve … kolluk ve mahkeme ifadelerinde, sanıkları iş yerine çağırdıklarını, burada sanıkların her ikisinin de suçlamayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
3- Sanıkların adlî sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile aynı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, mahkemenin sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dayanak olan gerekçesinin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde sanıklar lehine indirim yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Mersin (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/181 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.