YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9326
KARAR NO : 2023/1047
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2012 tarihli ve 2012/36565 Soruşturma, 2012/18111 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1; … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/2; mala zarar verme suçundan, 151/1; ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2012/481 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 53. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; duruşmalara katılıp savunma yapamadığına, suça konu eşyaları çalıntı olduğunu bilmeden ücret karşılığında satın aldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, 18.01.2012 günü sabah saaat 10.30 sıralarında işyerini kapatarak ayrıldığı, 19.01.2012 günü sabah saat 09.00 sıralarında işyerine hırsız girdiği haberini alarak kontrol etmesi üzerine masa, koltuk, sehpa, bilgisayar, yazıcı, faks makinesi gibi bircok büro malzemesinin çalındığını belirleyerek şikâyetçi olduğu, mahkemece kabul edilmiştir.
2. Kolluk tarafından tanzim olunan Olay Yeri İnceleme Raporunda; kapı ve kilit sağlam, camın bir kısmı kırık ve yerde tespit edildiği, belirlenmiştir.
3. Sanığın suça konu eşyaları satın aldığını savunduğu ve atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
4. Temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar . ve .’ün atılı suçları saat 00.00 sırlarında sanık ile birlikte işlediklerini ifade ettikleri belirlenmiştir.
5. Suça konu eşyaların bir kısmını satın alan temyiz dışı sanıklar … ve …’un bu eşyaları sanıktan satın aldıklarını ifade ettikleri belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun sübutuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; tüm dava dosyası kapsamı, Olay ve Olgular başlığı altında (4) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen ifadeler karşısında, sanığın eylemi sübuta ermekle, atılı suçlardan mahkûmiyet kararları kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Diğer temyiz sebepleri yönünden;
Temyiz dışı suça sürüklenen çocukların ifadelerinde eylemlerin gece vakti sayılan saat 00.00 sıralarında işlendiğini belirttiklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık ve … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 143 ve 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini; yine … yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun dosya kapsamına göre birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılmasına rağmen aynı Kanun’un 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların usulüne uygun alınarak toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2012/481 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.