YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9454
KARAR NO : 2023/372
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’nun 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 tarihli, Esas No:2015/17062, İddianame No: 2015/14841 sayılı iddianamesi ile, Mahkemenin kabulünde yer aldığı şekildeki anlatımla, sanığın TCK’nın 141/1 ve 143, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2015/402 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 141/1, 143, 167/2, 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Bu karara karşı sanık ve katılan tarafından itirazda bulunulması üzerine, … Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2016 tarihli, 2016/439 D. İş sayılı kararı ile, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği, ayrıca katılanın zararının da tazmin edilmediği anlaşıldığından itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli, 2016/506 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 141/1, 143, 167/2, 62/1. maddeleri gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ertelenmesine ve denetim süresinin bir yıl olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık süresi içerisinde verdiği 18.07.2016 hakim havale tarihli temyiz dilekçesinde, suçu işlemediğini, suçu işleyen ve gayrımeşru işlerle uğraşanın abisi … olduğunu, lehine olan tüm yasal indirimlerin uygulanmasını, cezasının ertelenmesini istediğini ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın aynı konutta birlikte ikamet etmeyen kardeşi olan sanık, katılanın suç tarihinde saat 20:20 sıralarında anahtarı üzerindeyken sokak üzerine anahtarı üzerinde çalışır vaziyette bıraktığı … plakalı otomobilini, içerisindeki 50 km yol yapacak benzinle çalmış, katılan sanığı otomobili çalıştırıp giderken görmüştür.
2.Tanık … katılanın beyanını doğrulamıştır.
3. Sanık suçu kabul etmemiş, yargılama esnasında lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunmuştur.
4. Katılan …, 04 Ocak 2023 tarihli dilekçesi ile davasından vazgeçtiğini bildirmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamı, katılan ve tanık beyanları karşısında sanığın eylemi sübuta ermekle, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1.Hükümden sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253/1-(b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve TCK’nın 167/2. maddesinde tanımı yapılan aynı konutta beraber yaşamayan kardeşe karşı nitelikli hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2. Kabule göre de;
Sanığın 18/07/2016 tarihli duruşmada, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 50.maddesi uyarınca, tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2016 tarihli ve 2016/506 Esas, 2016/665 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.