Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9499 E. 2023/3279 K. 01.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9499
KARAR NO : 2023/3279
KARAR TARİHİ : 01.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/171 E., 2016/426 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karapınar Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2016 tarihli ve 2016/131 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, katılan …’ın park halde duran kamyonunu, katılan …’ın deposundan damlama borusu çaldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1 ve 146/1 maddeleri ile 142/2-h maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/171 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası, katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan, aynı Kanun’un 141/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her iki hüküm için aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz isteği; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılan …’ın kamyonunu, yerini önceden bildiği anahtarı alarak çalıştırmak suretiyle çaldığı, katılan …’ın deposundan 50 top damlama borusunu bu kamyona yükleyerek çaldığı, bu şekilde atılı suçların tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkar etmiş, katılanların da soruşturma aşamasında ifadelerinin alındığı tespit edilmiştir. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 24.07.2015 tarihli Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı ile 25.07.2015 tarihli Olay ve Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Katılanlar ile tanık D.A.K.’nın beyanları karşısında suça konu kamyonun ve damlama borularının sanık tarafından çalındığının sabit olduğu anlaşıldığından, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak,
A. Sanık Hakkında Katılan …’a Yönelik Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2022 tarih ve 2022/6-28 -2022/187 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 08.02.2016 tarihli iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 146/1. maddesinin uygulanması talep olunduğu halde, ek savunma hakkı verilmeden ilgili maddenin uygulanmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Katılan …’a Yönelik Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1.Katılan …’ın kamyonu ve anahtarı yeğeni tanık D.A.K.’ya emanet ettiğine dair anlatımı, tanık D.A.K.’nın beyanları ve sanığın savunması karşısında, katılan ve tanık beyanlarının açıklattırılması, sonucuna göre sanığın eyleminin haksız yere elde bulundurulan anahtar ile suça konu kamyonun çalınması şeklindeki hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan eksik araştırma ile 5237 sayılı Kanun’un 141. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre de;
02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/171 Esas, 2016/426 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.