Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9538 E. 2023/1938 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9538
KARAR NO : 2023/1938
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/236 E., 2016/385 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama

Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan ve sanıklar … ile … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise temyizinin mümkün olmayıp itiraz yasa yoluna tabi olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2016 tarihli ve 2016/1544 Esas, 2016/1344 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesi, sanık … hakkında şikâyetçiye yönelik mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/236 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık … hakkında ise mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, yerel mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkartılması noktasında gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmediğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, müvekkili sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesi kapsamında olduğuna, sanık …’nın kesinlikle sanık …’yi hırsızlık suçuna azmettirmediğine, keza sanık …’nin de bu yönde bir beyanının bulunmadığına, müvekkilinin ciddi bir maddi güce sahip olduğuna ve böyle bir suç saiki ile hareket etmesini gerektirecek bir durumu bulunmadığına,
Sanık … müdafiinin temyiz isteği, yerel mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkartılması noktasında gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmediğine, suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanık …’nin, kendisini hırsızlık suçuna sanık …’ın azmettirdiği yönündeki beyanlarının aşamalarda çelişki arz ettiğine, bu beyanların hükme esas alınamayacağına, müvekkilinin maddi hiçbir sıkıntısı olmadığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine,
Sanık …’nin temyiz isteği ise, hakkında hükmedilen cezayı temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun, olay günü saat 07.25 sıralarında elektrikli bisikletini … Tren İstasyonu ön tarafında bulunan bisiklet parkındaki demire bağladığı ve ayrıca demir zincirle kilitlediği, ardından tren ile işe gittiği, aynı gün akşam saatlerinde elektrikli bisikletini kilitlediği yere geldiğinde elektrikli bisikletin yerinde olmadığını görmesi üzerine şikâyetçi olduğu, daha önceden de benzer suçlardan sabıkası bulunan sanık …’nin eylemi gerçekleştirmiş olabileceği değerlendirilerek savunması alındığında; olay günü saat 14.00 sıralarında suça konu elektrikli bisikleti kendisinin aldığını, sanık …’a 350,00 TL karşılığında sattığını, bu hırsızlığı sanıklar … ve …’un yönlendirmesiyle yaptığını beyan ettiği, kendisinden iki motor daha istediklerini, bunları da çalarak getirip kendilerine teslim ettiğini beyan ettiği, sanık …’ın alınan savunmasında, … ile bir parkta tanıştığını, olay günü akşam saatlerinde suça konu elektrikli bisikleti kendisinden satın aldığını, …’nin değişik zamanlarda kendisine toplamda 4 adet daha elektrikli bisiklet sattığını, bunların üçünü iş yerinde kullandığını, kendisinin …’ye para karşılığı hırsızlık yaptırmadığını beyan ettiği, diğer sanık …’un alınan savunmasında da, olaylardan haberinin olmadığını belirttiği, ancak mahkemece sanık …’nın her gün iş yerine gelip gittiği, iş yerine alınan ve değeri toplamda 7.000,00 -8.000,00 TL olan üç adet elektrikli bisikletin kendisinin haberi olmaksızın alınmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, sanık … ile arasında husumetin bulunmadığını beyan ettiği, sanıklar … ve …’ın alındığı çapraz sorguda, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik tutarsız beyanlarına itibar edilmediği ve mağdurun suçtan kaynaklanan zararının kovuşturma aşamasında giderildiği belirlenerek her bir sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ve 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık … müdafiinin atılı suça yönelik temyiz dilekçesinin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Kararları Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …’nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından, Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararları Yönünden
1. Dosya kapsamına göre, … Sanayisinde çalışan mağdurun, ikamet ettiği … ilçesinde olay günü sabah saat 07.25 sıralarında kendisine ait elektrikli bisiklet ile … tren istasyonuna gittiği, istasyon ön kısmında bulunan bisiklet parkındaki demirlere direksiyon kilidi ile kilitleyerek elektrikli bisikletini park ettiği ve trenle işe gittiği, aynı gün akşam saat 20.30’da döndüğünde elektrikli bisikletinin park ettiği yerde olmadığını görerek ihbarda bulunduğu, olaydan bir gün önce başka bir şikâyetçiye ait elektrikli bisiklet hırsızlığından yakalanan sanık …’ye olay sorulduğunda mağdura ait elektrikli bisikleti de kendisinin çaldığını ve dayı-yeğen olan diğer sanıklar … ve …’ya 300,00 TL’ye sattığını, hırsızlığı da bu sanıkların isteği üzerine yaptığını, aynı şekilde toplam 3 elektrikli bisiklet çalıp diğer sanıklara sattığını beyan ettiği, sanık …’ın suça konu elektrikli bisikleti sanık …’den aldığını kabul etmekle birlikte hırsızlık yaptığından haberi olmadığını beyan ettiğinin, sanık …’nın da … ile görüşmediğini, kendisinin iki tane dükkanı olduğunu, çiğköfteci dükkanı ile sanık …’ın ilgilendiğini, kendisinin bu dükkana fazla karışmadığını, sanık …’ın bu dükkan için elektrikli bisiklet aldığından da haberi olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar … ve …’un, sanık …’yi hırsızlık suçuna azmettirdiğine dair mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı, ancak değerinin çok altında bir bedelle satın aldıkları suça konu elektrikli bisikletin hırsızlık konusu olabileceğini bilebilecek durumda olmaları, sanığın uyuşturucu bağımlısı olduğunu ve paraya ihtiyacı olduğunu bildikleri yönündeki beyanları, sanık …’nın da sahibi olduğu iş yerine alınan elektrikli bisikletten haberinin olmadığının kabulünün mümkün olmayacağı nazara alındığında eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yukarıda hukuka aykırılığı tespit edilen nedene bağlı olarak, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanıklar … ve …’un eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu belirlenmiştir.
3. Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan usûlüne uygun şekilde açılmış bir kamu davası bulunmadığı, ayrı bir iddianame ile de dava açılmadığı hâlde mala zarar verme suçundan da ayrıca cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
B. Sanık … Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından Verilen Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/236 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Hırsızlık ve Mala Zarar Verme Suçlarından, Sanık … Hakkında Hırsızlık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/236 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.