YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9855
KARAR NO : 2023/3878
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/315 E., 2016/527 K.
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nu 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.04.2016 tarihli ve 2016/4202 Esas sayılı iddianamesi ile, yapılan kontrolde sanıkların sayaç yerine düz boru takarak büyükbaş ve küçükbaş hayvanların sulanmasında kaçak su kullandıklarının tespit edildiği ve bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı karşılıksız yararlanma suçunu işlediklerinden bahisle eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/315 Esas, 2016/527 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine; sanık … hakkında; karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 62/1, 50/1-a. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’nın temyiz istemi; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık …’nın suçu işlediğinin sabit olduğuna, besihaneyi iki sanığın ortak çalıştırdığına, beraatine karar verilen sanık … yönünden temyizen incelenmesini talep ettiklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın sahibi olduğu besihanede hayvanları sulamak için su aboneliği tesis ettirdiği, ancak bu aboneye ilişkin sayaç takmadan düz boru ile bağlantı yaparak sayaçtan geçirmeksizin su kullanıldığının görevlilerce tespit edildiği, sanık …’nın karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık …’ın ise diğer sanık …’nın oğlu olduğu ve besihanenin babasına ait olup kendisinin besihane ile ilgisinin olmadığını, su abonesinin de babasının adına kayıtlı olduğunu savunduğu, bu yöndeki savunmasının sanık … tarafından da doğrulandığı gibi dosyada mevcut DESKİ Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanlığı’nın sanık …’ya hitaben gönderdiği kaçak su kullanımı konulu yazısından su abonesinin sanık … olduğunun anlaşıldığı, bu sebeplerle sanık …’nın karşılıksız yararlanma suçunu işlediğinin sabit olmadığı, Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanıkların inkâr içeren savunması, Su Kesme Protokolü ve Mühürleme Tutanağı, tutanak tanığı A.O. beyanları, DESKİ Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanlığı’nın kaçak su kullanımı konulu yazısı ve raporu dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık …’nın besihanenin ve aboneliğin babasına ait olduğuna dair beyanı, sanık …’nın bunu doğrulayan beyanları ile DESKİ Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanlığı’nın kaçak su kullanımı konulu yazısı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Mahkemenin sanık …’ın cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkin
kabûlünde bir isabetsizlik görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun’un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan Kanun’un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu açıklamalar ışığında somut olayda; sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi karşısında; suça konu tutanağa ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/315 Esas, 2016/527 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/315 Esas, 2016/527 Karar sayılı kararırına yönelik sanık …’nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.