YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9890
KARAR NO : 2023/4546
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
…
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/131 E., 2016/457 K.
…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
…
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
17.05.2016 tarihli karar ile sanık hakkında hırsızlık suçundan hapis cezası verilmesi sonrası, Mahkemece el çekilen dosya tekrar ele alınarak ve suç vasfında sehven maddî hata yapıldığı belirtilerek verilen 18.05.2016 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.27.10.2015 tarihli Kamera İzleme Tutanağına göre, sanığın saat 03.30 sıralarında restoran içerisinde şikâyetçi tarafından unutulan ve kasaya bırakılan çanta içerisinden para alması şeklinde gerçekleşen olayda, UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin 05.59’da sona erdiği, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 143/1. maddesiyle artırılması gerektiği gözetilmediğinden,
2. 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık hakkında uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca yargılama aşamasında müdafii bulunmayan sanığa zorunlu müdafi atanması, sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınması ve zorunlu müdafiin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkı kısıtlandığından,
Başkaca yönleri incelenmeyen Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/131 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararına yönelik o yer ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’den farklı gerekçelerle BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…