YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10225
KARAR NO : 2022/20891
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında kazanılmış hakka yönelik hükümler uygulanırken sevk maddesi olarak CMUK’nın 326/son maddesinin yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanıklar hakkında TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulurken teşdiden verilen 4 yıl hapis cezası üzerinde TCK’nın 143.maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılmak suretiyle cezanın 5 yıl 4 ay olarak tespiti gerekirken 4 yıl 8 ay olarak bulunması ve devamında TCK’nın 62.maddesi uyarınca bu cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç cezanın 4 yıl 5 ay 10 gün olarak hesaplanması gerekirken 3 yıl 10 ay 20 gün olarak eksik ceza tayini ve CMUK’nın 326/son maddesi gereği sonuç cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün olarak infazına karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I)Sanık … hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre kararda bir isabetsizlik görülmediğinden hükmün istem gibi ONANMASINA,
II)Sanık Rıfat Uysal hakkında hırsızlık suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği duruşmaya yetki belgesi ile sanık müdafiinin yetkilendirdiği stajyer avukatın sanık müdafi olarak katıldığı, kararın bu avukatın huzurunda, sanığın yokluğunda verildiği, stajyer avukatların yapabileceği işlerin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 26. maddesinde düzenlenmiş olup, asliye ceza mahkemelerindeki duruşmalara yetki belgesi ile sanık müdafi olarak katılma yetkilerinin bulunmadığı, bu durumda stajyer avukatın sanık müdafi olarak yüzüne karşı verilen kararı temyiz yetkisi de bulunmadığından, kararın asıl sanık müdafine tebliğinin temyiz süresinin başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği ve asıl sanık müdafince temyiz talebinin yasal süresi içerisinde yapıldığı tespit edilerek yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık Rıfat müdafiinin yetki belgesi ile yetkilendirdiği stajyer avukatının Asliye Ceza Mahkemesi duruşmalarına katılması mümkün değil ise de 24/01/2013 olan suç tarihi itibarıyla TCK’nın 142/2-d ve 143 maddelerinin zorunlu müdafiilik gerektiren suçlardan olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu sebeple bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas alınabilecek en ağır ilam niteliğinde olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/381 Esas ve 2012/1146 Karar sayılı ilamı ile 12/12/2012 kesinleşme tarihli TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca verilmiş 2 yıl 4 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/250 Esas ve 2010/479 Karar sayılı ilamı ile 14/01/2013 tarihinde kesinleşen TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca verilmiş 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından sanık hakkında Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/250 Esas ve 2010/479 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/381 Esas ve 2012/1146 Karar sayılı ilamı ile 12/12/2012 kesinleşme tarihli TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca verilmiş 2 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin ilamın mükerrirliğe esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/250 Esas ve 2010/479 Karar sayılı ilamı ile 14/01/2013 tarihinde kesinleşen TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca verilmiş 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.