Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/10499 E. 2023/2404 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10499
KARAR NO : 2023/2404
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanığın 26.07.2021 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2021 tarihli ve 2017/372 Esas, 2018/261 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek; sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın son bilinen adresinde muhatabın çarşıda olması sebebiyle aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden ehil kardeşi … imzasına 06.04.2021 tarihinde tebliğ edilmişse de sanığın 05.10.2021 tarihli dilekçesinde, tebligat yapılan ablasının evli olup …’da ikamet ettiği, kısa süreliğine ziyaret amaçlı olarak annesini ziyarete geldiği, sürekli kendileri ile ikamet etmediği, kendisine tebligat yapılmadığını beyan ettiği, UYAP’tan sanığın nüfus aile kayıt tablosu incelendiğinde sanığın kardeşi …’ın evli olduğu, evliliğin … Muratpaşa İlçesinde tescil edildiği belirlenmekle, tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine uygun olmayıp geçersiz olduğu anlaşıldığından sanığın öğrenme üzerine sunduğu 26.07.2021 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca ve yukarıda izah edilen nedenle temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Başkaca yönleri incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/3469 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararının, açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.