YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11562
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2014 tarihli ve 2014/4461 sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında şikâyetçi …’a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2.h, 143/1, 116/1-4, 119/1 c, 63/1, 54/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2015 tarihli ve 2015/855 sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında şikâyetçi …’e yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2.h, 143/1, 116/1-4, 119/1-c, 151/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
3…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2015/156 Esas, 2015/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açılan her iki davanın aralarında hukukî ve fiili yönden irtibat bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verilmiştir.
4…. 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli, 2015/18 Esas ve 2015/710 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi …’e yönelik eylemi nedeniyle, sanığın mala zarar verme suçundan beraatine, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1, 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1, 116/4, 119/1-c ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2020/4228 Esas, 2021/2912 Karar sayılı kararı ile;
“… Hüküm tarihinde … L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu anlaşılan sanık …’ye duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 17.11.2015 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli, 2021/148 Esas ve 2021/303 Karar sayılı kararı ile sanığın şikâyetçi …’e yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1. ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 116/1, 116/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1, 116/4, 119/1-c ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi, hükmü temyiz etme talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan …’ın ikametinden gece vakti .marka 106 ekran . televizyonunun çalındığı, bahse konu evin balkon korkuluklarında yapılan inceleme neticesinde elde edilen parmak izlerinin sanıklar … ve …’e ait olduğunun tespit edildiği, sanık …”in ikametinde yapılan aramada katılan …’a ait .marka 106 ekran. televizyonun ele geçirildiği, sanıklar … ve .’in mahkeme huzurundaki savunmalarında, üzerlerine atılı suçu işlediklerini ikrar ettikleri mahkemece kabul edilmiştir.
2.Suç tarihinde şikâyetçi …’in kızına ait olan ancak …’in gözetimindeki konuttan .marka 102 ekran . televizyonun çalındığı, çalınan televizyonun sanık …’nün kardeşi … İdgü’de olduğunun anlaşıldığı, .’nün ifadesinde, bahse konu televizyonu kendisine kardeşi sanık …’nün getirdiğini ve emaneten bıraktığını beyan ettiği, sanık … televizyonu .nın getirdiğini beyan etmiş ise de, Recep Çırpanlı’nın sanık …’nün bu savunmasını doğrulamadığı, böylelikle sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
3.Sanığın adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örneği dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A-Katılan …’a yönelik eylemi yönünden
1.5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B-Mağdur …’e yönelik eylemi yönünden
1.5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
3.Mağdur …’in beyanına göre, kızına ait ancak kendi gözetimindeki konuta, 12.12.2014 tarihinde kontrol için gittiğinde herhangi bir sorun görmediği, 14.12.2014 tarihinde gittiğinde ise, salonda bulunan televizyonun çalındığını farkettiği, dosya kapsamında kollukta bilgisi alınan Metin Sardoğan’ın beyanında, 14.12.2014 tarihinde saat 02.00 sıralarında motosiklet üzerinde iki şahsı televizyon ile gördüğünü, yine güvenlik kamera kayıtlarının da bilgisi alınanın görgüsünü doğruladığı anlaşılmış ise de, bu şahıslardan birinin sanık olduğuna yönelik herhangi bir tespitin bulunmadığı, eylemin işlendiği saatin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince, gece vakti işlenip işlenmediği sabit olmayan hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde uygulama yapılarak sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise, aynı Kanun’un 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
4.18.12.2014 tarihli tutanağa göre, vefat eden sanık … beyanında, .’da dört televizyon olduğu, bu televizyonlardan birisinin sanık …’ın ağebeyi …’ya verdiğini belirtmesi üzerine, … İdgü’ye ulaşıldığı, kendisine televizyon sorulduğunda, olayı doğrulayarak, televizyonu arka plastiği kırık şekilde kolluk ekibine teslim ettiği ve şikâyetçiye teslimini sağladığı anlaşıldığından; mağdurdan kısmî iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5.5271 sayılı Kanun’un CMK’nın 101/3. maddesi uyarınca soruşturma aşamasında yapılan sorgusu esnasında sanığı savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle tayin olunan müdafi ücretinin sanıktan alınmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A-Katılan …’a yönelik eylemi yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli, 2021/148 Esas ve 2021/303 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B-Mağdur …’e yönelik eylemi yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli, 2021/148 Esas ve 2021/303 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.