YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11707
KARAR NO : 2022/20662
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, 6136 Sayılı Yasaya muhalefet, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’a gerekçeli kararın cezaevi aracılığı ile 03/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği fakat yapılan tebliğin okumak ve anlatılmak suretiyle yapılmaması nedeniyle, usulüne uygun tebligat bulunmadığı, bu nedenle sanığın 12/01/2017 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 06/02/2017 tarihli ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede;
Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin yapılan itirazlar üzerine, görevli Ağır Ceza Mahkemesince itirazların reddine dair karar verilmesi suretiyle kararların kesinleştiğinin tespiti ile bu hususta tebliğnamede iade isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık …’in müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davasına ilişkin, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davasına ilişkin ve sanıklar … ile … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan açılan kamu davasına ilişkin, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
1-Sanıklar Abdülhamit Kaya, … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar Abdülhamit Kaya, … ve … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan mahkemesince beraat kararı verildiği, fakat sanıklar müdafiinin 03.11.2015 tarihli temyiz dilekçesi ile sanıklar hakkında sadece suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunulduğu, sanıklar müdafiinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı gibi sanık … hakkında diğer suçlara ilişkin verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin de temyiz talebinin bulunmadığı ayrıca sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan beraat kararı verildiği halde sanık … müdafiinin ise 30.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanığın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan ceza aldığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve üst hadden ceza tayininin yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz talebinde bulunduğu, sanık müdafiinin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı gibi sanık … hakkında diğer suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin de temyiz talebinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar Abdülhamit Kaya, … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin konusu bulunmayan temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesinin yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27/11/2010 gün 274-300; 06/12/2008 gün 144-234, 23/09/1974 gün 224-408 ve 16/04/1973 gün 213-345 sayılı kararlarında temyiz süresinin geçirilmesinden sonra eski hale getirme başvurularını değerlendirme yetkisinin Yargıtay’da olduğu belirtilmiştir. Anılan Ceza Genel Kurul Kararları ışığında ve 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme istemi konusunda karar verme görevinin, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış bulunduğundan, Yargıtay’a ait olduğu ve bu hususa ilişkin ek kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede, sanık … hakkında gerekçeli kararın MERNİS adresinde aynı konutta birlikte oturduğu annesine imzasına 24/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın kararı yasal süresi içinde temyiz etmemesi üzerine kararın kesinleştirildiği, daha sonra sanığın 14.12.2016 tarihli eski hale getirme ve temyiz talebini içeren dilekçe verdiği, dilekçesinde annesinin 60 yaşında olduğunu, yalnız kaldığını ve okuma yazmasının bulunmadığını bu nedenle karardan haberi olduğunda yasal sürenin dolmuş olduğundan dolayı temyiz hakkını kullanamadığını infazın durdurulması ile temyiz hakkının verilmesini talep ettiği dosyanın tetkiki neticesinde gerekçeli kararın sanığa tebliğinin usulsüz olmadığı bu nedenle 24/11/2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 14/12/2016 tarihinde temyiz eden sanığın süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3-Sanık … hakkında katılan … ile müştekiler … ve …’a yönelik, sanık …’ın müşteki …’na yönelik, sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL. dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanık …, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
4- Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin, alınan sinyal bilgilerine göre sanık …’in diğer sanıklar ile birlikte 01.02.2009 günü saat 23:40 ile 02.02.2009 günü saat 05:00 sıralarında, suç yerine yakın baz istasyonu bölgelerinde bulunduğunun tespit edildiği ve suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:40 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
5-) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1980/88 Esas – 1980/7 Karar sayılı ilamının infaz edildiği 01.10.2002 tarihinden suç tarihine (25.02.2009) kadar TCK.nın 58/2-a maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında, aynı yasanın 58/6.maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CYUY.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin bütün bölümlerin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
6-Sanık … hakkında katılan … ile müştekiler …, …, … ve …’na yönelik mala zarar verme suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan; sanık … hakkında müştekiler… ve …’e yönelik mala zarar verme suçundan, sanık … hakkında müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanık … hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından; sanık … hakkında müştekiler …,…, … ve …’e yönelik mala zarar verme suçundan, müştekiler …, …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından; sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan; sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan; sanık … hakkında katılan … ve müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan; sanık … hakkında müştekiler …, …, … ve …’e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
– Sanık … hakkında katılan … ile müştekiler …, …, … ve …’na yönelik mala zarar verme suçundan, eylemlerine uyan TCK’nın 151/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 02.01.2009, 06.01.2009, 03.01.2009, 08.12.2008 ve 09.11.2008 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan, eylemine uyan TCK’nın 151/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 24.12.2008 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, müştekiler …, … ve …’a yönelik müştekilerin teknelerine zincirle bağlı ve kilit ile kilitli olan tekne motorlarının kilitlerini kırarak çalması şeklinde gerçekleşen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından (sanığın müştekiler …, … ve …’a ait teknelerde zincir ve asma kilit ile kilitli bulunan tekne motorlarını çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suçların gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı bu nedenle müştekilere yönelik eylemlerin şüphe bulunduğundan dolayı gündüz işlendiğinin kabulü ile), müştekiler… ve …’e yönelik mala zarar verme suçundan, eylemlerine uyan TCK’nın 142/1-b, 151/1. ve 204/1. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 24.12.2008, 25.01.2009, 21.12.2008 ve 24.02.2009 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
-Sanık …’nun resmi belgede sahtecilik suçundan eylemine uyan, TCK’nın 204/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 24.02.2009 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik mala zarar verme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından eylemlerine uyan TCK’nın 151/1. ve 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 25.01.2009 ve 24.02.2009 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında müştekiler …,…, … ve …’e yönelik mala zarar verme suçundan, müştekiler …, …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, (sanığın müştekiler …, …, …, ve …’a ait teknelerde zincir ve asma kilit ile kilitli bulunan tekne motorlarını çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suçların gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı bu nedenle müştekilere yönelik eylemlerin şüphe bulunduğundan dolayı gündüz işlendiğinin kabulü ile) sanığın eylemlerine uyan TCK’nın 142/1-b ve 151/1. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 24.12.2008, 29.12.2008, 21.12.2008, 25.01.2009 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, eylemine uyan TCK’nın 165/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 01.01.2009 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında katılan … ve müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan, eylemlerine uyan TCK’nın 151/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 02.01.2009 ve 06.01.2009 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
– Sanık … hakkında müştekiler …, …, … ve …e yönelik mala zarar verme suçundan, eylemlerine uyan TCK’nın 151/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımı süresinin, 24.12.2008, 29.12.2008, 03.01.2009 ve 25.01.2009 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
7- Sanık … hakkında katılan … ve müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, müştekiler … ve …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından; sanık … hakkında müştekiler… ve …’e yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından ; sanık … hakkında katılan … ile müşteki …’a yönelik hırsızlık ve müşteki …’na yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından; sanık … hakkında katılan … ve müşteki …’a yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve müşteki …’ya yönelik hırsızlık suçlarından, sanık … hakkında müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, müşteki …’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından, sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık …’nun müşteki…’ye yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya yönelik hırsızlık, sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan ve sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a- Sanık … ve sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerine ilişkin, UYAP’tan alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’nın hüküm tarihinden sonra 06.08.2017 tarihinde, sanık …’ın da hüküm tarihinden sonra 03.03.2018 tarihinde öldüğü ve ölüm kayıtlarının nüfusa işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 64. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereği kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b- Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı ilamı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı ilamı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumdu hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca; başka suçtan Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, ve Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …’ın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma haklarının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı davranılması,
c- Sanıklar …, …, … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin, müştekinin alınan beyanında, olay günü işyerinden saat 00:30 sıralarında ayrıldığını ve aynı gün saat 04:00 sıralarında iş yerine geri döndüğünde hırsızlık olduğunu fark ettiğini beyan ettiği, suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:50 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiği, sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık suçuna ilişkin, sinyal bilgilerine göre suçun 04:30 ile 04:58 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:51 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiği, sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya yönelik hırsızlık suçuna ilişkin sinyal bilgilerine göre suçun 00:53 ile 02:26 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:50 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiği, mahkemesince her üç olaya ilişkin gerekçeli kararda eylemlerin gece gerçekleştirildiği kabul edilip kısa kararda ise gece vaktine ilişkin ilgili yasa hükümleri uygulanmadığı, sanıklar … ve …’in müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin, sinyal bilgilerine göre suçun 05:20 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:51 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiği, iddianamede TCK’nın 143. maddesinin uygulanması talep edildiği halde mahkemesince TCK’nın 143. maddesinin uygulanmamasının gerekçesiz bırakıldığı, sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin, sinyal bilgilerine göre suçun 23:40 ile 05:00 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde güneşin doğuş saati 06:40 olup 1 saat öncesinin geceye tekabül ettiği, iddianamede TCK’nın 143. maddesinin uygulanması talep edildiği halde mahkemesince suçun belirsiz bir zamanda işlendiğinin kabulü ile TCK’nın 143. maddesinin uygulanmadığının anlaşılması karşısında bahsi geçen suçlara ilişkin yasa ile belirlenen zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığının tespiti ile yapılan incelemede;
Sanık … hakkında kısa kararda 140 numaralı bent ile kurulan hükümde, müşteki isminin … olması gerektiği halde sehven … olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Anayasanın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunda belirtilen nedenlerle ve usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Anayasanın 38/6. maddesinde de “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” denilmektedir.
Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Diğer taraftan, Sözleşme’nin 8. maddesinde güvenceye alınan özel hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edebilecektir.
Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri CMK’nın 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK’nın 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın CMK’nın 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.
İncelenen dosyada sanıkların (sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin hükümler hariç), katalog kapsamındaki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan haklarında iletişimin denetlenmesi kararı uygulanması sırasında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarını da işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine hükmolunmuş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, suç tarihi itibariyle hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının CMK’nın 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun’un 138/2. maddesi gereğince bu suçun delili olarak kullanılamayacağı, sanıkların atılı suçları işlemedikleri yönündeki savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, yüklenen suçtan mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı ilamı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda, yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı ilamı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü/tutuklu olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumdu hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesinin savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu şeklindeki kararları uyarınca; başka suçtan Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, başka suçtan …Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, başka suçtan …Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, başka suçtan …Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, başka suçtan …Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …, Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …’ın ve başka suçtan …Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanık …’ın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma haklarının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, sanık …’ın, sanık … , sanık … müdafiinin, sanık …’in, sanık …’ın, sanık sanık … müdafiinin, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle kısmen istem gibi, (sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin) BOZULMASINA, 08.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.