Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/11816 E. 2022/21913 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11816
KARAR NO : 2022/21913
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak kamu davasının düşmesi, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesi gereğince 3 ay 10 gün hapis, mühür bozma suçundan aynı Kanun’un 203/1.maddesi gereğince 5 ay hapis cezasına hükmedildiği, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan düşme, mühür bozma suçundan ise beraat kararı verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu ve sanık müdafiinin temyiz isteminin mühür bozma suçundan kurulan hükme, katılan vekilinin temyiz isteminin ise karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, mühür bozma suçundan hakkında beraat kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/02/2013 tarihli 2011/5-137 Esas ve 2013/58 Karar sayılı kararında “Aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkûm olan sanık hakkında müdafi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından, beraat ettiği suç açısından avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekmeyeceğinin” belirtilmesi ve sanık hakkında yapılan yargılamada karşılıksız yararlanma suçundan düşme kararı verilmiş olması karşısında, mühür bozma suçundan verilen beraat hükmü nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan düşme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, kurum zararının ancak 6352 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 aylık süre içerisinde ödenmesi durumunda düşme kararı verilebileceğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında yerel mahkemece karşılıksız yararlanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca düşme kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık hakkında düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine, 29/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.