Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/12438 E. 2022/21845 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12438
KARAR NO : 2022/21845
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İlk derece mahkemesince sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, katılan vekilinin istinaf talebi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşma açılıp ilk derece mahkemesinin ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırılarak sanık hakkında TCK’nın 163/3, 168/5, 62, 50/1-a. maddesi uyarınca 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, suya ihtiyaç duyduğu bir iş yaptığına, borcunu maddi imkansızlık nedeniyle ödeyemediğine, borcunu ödeyebilmesi için de bu suyu kullanarak çalışması gerektiğine, mecbur kalıp kaçak su kullandığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeple sınırlı olarak yapılan incelemede;
Soruşturma aşamasında 16/11/2019 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilen vergili ve cezasız kaçak su bedelinin 232,34 TL olduğuna ilişkin ve bu miktarın kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde hakkında dava açılmayacağına ilişkin bildirimin 17/01/2020 tarihinde polis merkezince sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak sanığın ödememesi nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, sanığın 12/03/2020 tarihli duruşmada, TCK’nın 168/5 maddesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunarak, katılan vekiline elden ödeme yaptığının anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme farklı gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 168/5. madde fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlıktan birinci kez yararlanan sanık hakkında verilen kararın kesinleşmesinden sonra bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesince gönderilmesine,” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/12/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.