YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12842
KARAR NO : 2023/191
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık … hakkında verilen cezanın ertelenmesinin yerinde olmadığı ve cezanın az olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, mahkumiyet kararı verilmesi için yeterli derecede delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan …’in temyiz dışı diğer sanık … ile birlikte yaşadıkları, evde bulunan eşyaların katılana ait olduğu, katılanın işleri nedeniyle zaman zaman belli sürelerle Almanya’da kaldığı, bu zaman zarfında diğer sanık …’in sanık … ile tanıştığı, bir süre sonra diğer sanık …’in sanık … ile birlikte yaşamaya karar verip, katılana ait evde bulunan 10.000 Euro para ile elektrikli süpürge, tabak takımı, spor aletleri, katılana ait kıyafetler gibi bir kısım eşyayı alarak evden ayrıldıkları, katılanın Almanya’dan döndüğünde bu durumu farkederek 14.04.2014 tarihinde şikayetçi olduğu, sanık …’nün diğer sanık … ile birlikte hareket ederek hırsızlık suçunu işlediği, mahkemece kabul edilmiştir.
2.Sanık …’nün aşamalardaki savunmalarında, diğer sanık …’in katılanın evinden ayrılmak hususunda yardım istemesi üzerine taksiyle kendisi, Şerif … ve E. S. isimli kişiyle katılanın evine gittiklerini, kendisi araçta beklerken, Şerif …’in bir valiz eşyayla geldiğini, kendisinin hırsızlık suçunu işlemediğini savunduğu anlaşılmıştır.
3.Temyiz dışı diğer sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında, katılanın evinden kendi şahsi eşyalarını aldığını, eşyaları almaya sanık … ile birlikte gittiklerini, katılandan korktuğu için sanık …’nün annesiyle 2 ay birlikte kaldığını, evde para olduğunu bilmediğini, kendisinin bilgisi dışında para ve eşyaların alınmış olabileceğini savunmuştur.
4.Tanık E.S.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, katılan ve temyiz dışı sanık …’in önceden birlikte yaşadıklarını, bir süre sonra …’in katılanın evinden ayrılacağını, sanık … ile birlikte yaşayacağını, katılanın sakladığı paraları bulduğunu söylediğini, daha sonra … ve sanık …’nün, katılanın evindeki ütü, süpürge ve bir çok eşyayla birlikte evine geldiklerini, 2 gün kaldıktan sonra gittiklerini söylediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın atılı suçu işlemediğine ve cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına İlişkin temyiz sebepleri yönünden; katılanın aşamalardaki beyanları, sanık … ve temyiz dışı sanık …’in aşamalardaki savunmalarındaki birlikte katılanın evine gittikleri ve eşya aldıklarına dair beyanları ve tanık E.S.’nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, sanık …’nün atılı suçu işlediğine yönelik beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olması ve delillerin değerlendirilmesinde hata bulunmaması nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan vekilinin sanık hakkında verilen cezanın ertelenmemesi gerektiği ve verilen cezanın az olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; dosya içeriğine ve mahkemece karar yerinde gösterilen gerekçeye göre sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan temel cezanın tayin edilmesi ile; sanığın adli sicil kaydında 19.07.2006 tarihinde kesinleşen erteli hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin dışında başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmaması ve mahkemece karar yerinde gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin takdir ve uygulama yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2014/301 Esas, 2015/990 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.