Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/13072 E. 2023/398 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13072
KARAR NO : 2023/398
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Mala zarar verme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesinin birinci fıkrası, 151. maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği sanık hakkında takdiri indirim nedenlerini oluşturacak durumların oluşmadığına;
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu taşınmazda iştirak halinde mülkiyetin olduğuna ve müştekinin gelini ve çocuklarının da beyanının alınması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına,sanığın kastının bulunmadığına, keşif yapılmadığına ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Tanık anlatımları, olay yeri görgü tespit tutanak içeriği, olay yeri fotoğrafları, tapu kaydı, sanığın tüm aşamalardaki savunmaları, katılanın tüm aşamalardaki beyanları, adli sicil kaydı, iddianame ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Katılana vefat eden eşinden kalan … İlçesi … köyü 199 Ada 6 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan kerpiç evin aynı avlu içerisinde evi bulunan sanık tarafından kepçe getirtilmek sureti ile yıkılması nedeniyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2 . Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
3. Suç tarihinde kolluk güçlerince tanzim olunan görgü tespit tutanağında; … isimli şahsın evinin kapısının kilitli olduğu, evin etrafında avlu duvarının olduğu, duvarın 1.5 metre yüksekliğinde olduğu, şahsın evine girilmeden yıkık evin bulunduğu yerin fotoğraflandığı, yıkık evin … isimli şahsın evinin giriş kapısından itibaren başladığının ve bu bölümde kepçe izlerinin olduğunun, yıkılan evin … isimli şahsın avlu ile çevrili bulunan evinin sınırları içinde olduğu belirtilmiştir.
4.Tanık … beyanında: … köyündeki evinde otururken sanık …’ın bir kepçe ile gelerek …’a ait olan kerpiç evi yıktırdığını,daha sonra molozları bir kamyona yükleterek köyün dışına döktüğünü, evdeki kapı ve pencereleri de kendine aldığını beyan etmiştir.
5. 01/06/2015 tarihli tutanağa göre: Suça konu evin kuzey batı istikametinde bulunan duvarın bir kısmının yıkık olduğu, diğer taraflarında herhangi bir yıkık olmadığı, evin tamir edilmesi dahilinde oturulabileceği, ancak uzun zamandır kullanılmadığından atıl vaziyette olduğu yönünde tespit yapıldığı,
IV. GEREKÇE
1.Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı ,
2.Sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz istemi yönünden; kolluk görevlileri tarafından düzenlenen görgü ve tespit tutanağı ve 01.06.2015 tarihli tutanaklar uyarınca suça konu evin kuzey batı istikametinde bulunan duvarın bir kısmının yıkık olduğu, diğer taraflarında herhangi bir yıkık olmadığı, evin tamir edilmesi dahilinde oturulabileceğinin belirtilmesi karşısında sanık hakkında kurulan hükümde mala zarar verme suçunun oluştuğu
3.Sanık müdafiinin suça konu taşınmazda iştirak halinde mülkiyetin olduğuna ve müştekinin gelini ve çocuklarının da beyanının alınması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkin temyiz istemi yönünden; katılanın yasal mirasçı olması sebebiyle şikayet hakkının bulunduğu, suça konu taşınmazın yıkılmış olması sebebiyle keşif yapılmasında bir yarar bulunmadığı,
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2015 tarihli ve 2015/16 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.