YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13457
KARAR NO : 2023/583
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2005 tarihli ve 2005/752 Soruşturma, 2005/7482 Esas, 2005/4283 İddianame numaralı iddianame ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e ve 143/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2005/1009 Esas, 2006/979 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyizi hakkında
Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; tebligatın kendisine gelmediğine ve suçu işlemediğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyizi hakkında
Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; dosyanın temyizen incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2007 tarihli ve 2005/1009 Esas, 2006/979 Karar sayılı temyizin süreden reddine ilişkin ek kararı yasal süresinde sanığın temyiz etmesi nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 tarihli ve 2005/1009 Esas, 2006/979 Karar sayılı kararın incelenmeye başlanılması üzerine bu kararın sanık müdafiine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, adreste kimsenin bulunmadığı komşu tarafından belirtilerek, evrakın mahalle muhtarına teslim edilip, kapısına (2) No.lu haber kağıdının yapıştırıldığı, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşunun imzasının olmadığı ve imzadan imtina ettiği de belirtilmeden tebliğ işleminin tamamlandığı görülmektedir. Tebligattan haberdar edilen kişi ya imza atmalı ya da imzadan imtina ettiğinin yazılmasının gerekmesi nedeniyle tebligat usulsüz olduğundan, sanık ve müdafiinin temyizlerinin yasal sürede yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 102/4. maddesi ve 104/2. maddeleri uyarınca 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 765 sayılı Kanun’un 104/1. maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.12.2006 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 tarihli ve 2005/1009 Esas, 2006/979 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.