YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13546
KARAR NO : 2023/369
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2013 tarihli ve Esas No: 2013/831, İddianame No: 2013/342 sayılı iddianamesi ile, Mahkemenin kabulünde yer aldığı şekildeki anlatımla, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/1-b, Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi delaletiyle 5. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2013/423 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 06.06.2018 tarihli ve 2016/12989 Esas, 2018/7408 Karar sayılı kararı ile, “Suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 05/11/2013 tarihli ve kararın verildiği 27/02/2014 tarihli celselerde 18 yaşını doldurduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 182, 184 ve 186. maddeleri uyarınca verilmiş ayrı bir “kapalılık kararı” da bulunmadığı, buna göre duruşmaların anılan Kanun’un 182. maddesi uyarınca “herkese açık” bir şekilde yapılması ve hükmün de “açık yapılan duruşma sırasında” tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeden, 05/11/2013 ve 27/02/2014 tarihli duruşmaların kapalı yapılması, hükmün de kapalı duruşmada gizlice tefhim edilmesi suretiyle “açıklık kuralının” ihlâl edilmesi” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/651 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
5. Suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.09.2019 tarihli, 2019/5165 Esas, 2019/13161 Karar sayılı kararı ile; “a-Dosya kapsamından suçun gece saat 19.30’da işlendiğinin anlaşılması karşısında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, karar verilmiştir.
6. … Asliye Ceza Mahkemesinin15.10.2020 tarihli, 2019/1385 Esas, 2020/762 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMUK’nın 326/son maddesi gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
7. Suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkûmiyet kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmadığından bahisle temyizi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22.12.2021 tarihli, 2021/15826 Esas, 2021/22125 Karar sayılı kararı ile; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazının süre yönünden reddine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi ile ilgili olarak ise; “a-Mahkemece 15/10/2020 tarihli celsede bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın gerekleri kısmen yerine getirilmeyerek, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Bozma öncesi yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak ertelendiği ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilerek ertelenmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek ertelenmesi” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
8. … Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli, 2022/103 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii süresi içerisinde verdiği 21.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, süre tutum talebinde bulunmuş, sadece hükmü temyiz ettiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuk 06.02.2012 tarihinde, saat gece saat 19.30 sıralarında, yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte, … ilçesinde bulunan … adlı markete girerek 2 adet 100 cl’lik alkollü içeceği giysisinin altında saklayarak katılanın işletmekte olduğu marketten çıkmış, dosya içindeki mevcut kamera çözümü ve fotoğraflara göre suçun, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği tespit edilmiş, suça sürüklenen çocuk yakalandığında suça konu eşya ele geçirilerek katılana teslim edilmiştir.
2.Mahkemece, kamera kayıtları uyarınca suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçunu işlemediğine dair suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, suça ürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğundan ek savunma hakkı verilmek suretiyle TCK’nın 31/3. maddesi uyarınca lehine indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmasına, ceza miktarı itibariyle hakkında TCK’nın 50., zarar giderilmediğinden hakkında CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun daha önce kasten işlenen bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkumiyetinin bulunmayışı, suçu işlendikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluştuğundan TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Mahkemece, hukuki süreç başlığı altında 7. maddede belirtilen bozma gereği yerine getirilerek; “Suça sürüklenen çocuğun suç işlediği tarihte 18 yaşına yakın bir yaşta olması, bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı mahkememiz tarafından değerlendirilmekle suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmasına yer olmadığına” şeklinde, sosyal inceleme raporu alınmama gerekçesi açıklanmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk ve yanında kimliği tespit edilemeyen bir şahsın 06/02/2012 tarihinde saat 19.30 sıralarında … Caddesi üzerinde bulunan … isimli markete girerek 2 adet 100 cc lik alkollü içeceği giysilerinin içerisine saklayarak marketten çıktıkları, suça sürüklenen çocuğun görüntülerinin net bir şekilde güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdığı, kamera kayıtlarından alınan fotoğrafların dosya içerisine konulduğu, suça sürüklenen çocuğun 13.02.2012 tarihinde bu kez … Caddesi üzerinde bulunan … mağazasına yaşı büyük … ile birlikte girerek 3 adet içki şişesini alarak çıkmak istedikleri sırada yaşı büyük sanığın yakalandığı, suça sürüklenen çocuğun kaçtığı, suça sürüklenen çocuğun 21.12.2012 günü başka bir olay nedeni ile yakalandığında, marketten hırsızlık olaylarında kamera görüntülerine yansıyan kişi olduğunun net bir şekilde tespit edildiği, katılanın duruşmada çalınan içkilerin polisler tarafından kendilerine olay günü iade edildiğini, sanıkların kendi rızalarıyla teslim etmediklerini söylediği, suça sürüklenen çocuğun olay günü yakalanmadığı, yine aynı iş yerinin başka bir şubesinden daha sonraki bir tarihte hırsızlık yaparken suçun teşebbüs aşamasında kaldığı nazara alındığında olayda rızai iadenin sözkonusu olmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun suçu işlemediğine yönelik savunmasına itibar edilmeyerek mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 06.06.2018 tarihli ilk bozma ilamından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 27.02.2014 tarihli ilk mahkumiyet kararında suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/1-b, 31/3, 62 ve 51. maddeleri gereğince verilen erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142-1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince verilen 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezasının, erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinen infazı yerine, suça sürüklenen çocuğun önce 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak, ertelenmesine karar verilmesinin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği “5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 31/3, 62. maddeleri gereğince hükmolunan 1 yıl 2 ay 13 gün hapis cezasının, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına” karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.