YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13568
KARAR NO : 2023/1770
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/577 E., 2022/1095 K.
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usûlüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2008 tarihli ve Esas No: 2008/706, İddianame No: 2008/350 sayılı iddianamesi ile, şikâyetçinin park halinde bulunan 26 DH 926 plakalı aracının çalındığı ve aracın bir kısım parçalarının sanığa ait hurdacı dükkanında görüldüğü iddiasıyla, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2010 tarihli ve 2008/119 Esas, 2010/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 53, 52/2, 58. maddeleri gereğince, 6 ay 20 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24.09.2013 tarihli ve 2012/26456 Esas, 2013/21532 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 13.10.2020 tarihli ve KD:2020/65571 sayılı yazısı ile, hükmün verildiği 11.05.2010 tarihli oturumda aynı yargı çevresindeki Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olan sanığın, 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesi ile onama kararına itiraz edilmiştir.
5. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/30205 Esas, 2020/13192 Karar sayılı kararı ile, sanığın hüküm tarihinde aynı yargı çevresi içerisinde bulunan Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; duruşmadan bağışık tutulmak istediğine dair bir talebi olmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 11.05.2010 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne ve hükmün bu sebeplerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
6.Sanık hakkında, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2021/119 Esas, 2021/747 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 53, 52/2, 58. maddeleri gereğince, 6 ay 20 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
7. Kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/22316 Esas, 2022/3508 Karar sayılı kararı ile, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlendiği, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
8. Sanık hakkında, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.06.2022 tarihli ve 2022/577 Esas, 2022/1095 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 165/1, 62, 53, 52/2, 58. maddeleri gereğince, 6 ay 20 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süresi içerisinde verdiği 13.06.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; sanık hakkında yeterli delil elde edilemediğini, ele geçirilen malzemelerin sanığın iş yerinden 100 m. uzaklıkta ele geçirildiğini, vaki zamanaşımı nedeniyle dosyanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğini, sanık süresi içerisinde verdiği 05.07.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; suç tarihi itibariyle zamanaşımının dolmuş olduğunu ve önceki hükmün lehine temyiz edilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmaması gerektiğini ileri sürmektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Şikâyetçinin 26 DH 926 plaka sayılı kamyonu, sokak üzerinde park halinde iken 23.12.2007 günü çalınmış, şikâyetçi yaptığı araştırmada, suç tarihinden 25 gün-1 ay kadar sonra sanığın ve ailesinin çalıştırdığı iş yerinde kamyonuna ait parçaların olduğunu tespit ederek şikâyetçi olmuştur.
2. Sanık, görevliler gelinceye kadar, iş yerinde bulunan suça konu araç parçalarını iş yerinin karşısında bulunan okulun bahçesine taşımış, suç eşyaları burada görevlilerce ele geçirilmiştir.
3. Sanık savunmasında, iş yerini babasının çalıştırdığını, hurdacılık yaptıkları bu dükkanda kendisinin de çalıştığını, olay günü iki çocuğun el arabası ile jant, kampana gibi kamyon parçaları getirdiklerini, o gün için dükkanda duran annesinin almadığını, çocukların da iş yerinin yakınındaki parkın kenarına, boş arsa gibi yere bırakıp gittiklerini, suç konusu parçaları kendisinin almadığını, annesinin de almadığını, eşyaların kendi iş yerlerinde ele geçirilmediğini söylemiştir.
4. Sanığa ek savunma hakkı verilmek suretiyle, TCK’nın 58. maddesi hükmü uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya içeriği, sanığın bozmadan sonraki savunmasında “Birilerinin dükkana gelerek annesine hurda eşyalar var alır mısınız diye sorduklarını, annesinin hurda eşyaları tarttığını, sonra da kendilerine bu eşyaları nereden aldıklarını sorduğunu, onların da ileride boş bir evden aldık deyince annesinin hurda eşyaları sahiplerine iade edip ben bunları alamam, hırsızlık olabilir” dediği, şikâyetçinin de “Çalındıktan 25 gün yada bir ay sonra kamyonumun bazı parçalarını sanığın hurdacı dükkanında buldum, kendileri ile görüşmedim, şikayette bulundum, hırsızlık bürosundaki memurlar benim dükkanın karşısında beklememi söylediler, … dükkanı açtı, kamyonuma ait parçaları el arabasına koyup, dükkanın karşısında bulunan okulun bahçesine bırakıp döndü, araba ile gitmek isterken memur arkadaşlarda sanık …’i aldılar, benim dükkanımda gördüğüm parçaların hepsi okulun bahçesine bırakılmıştı” şeklindeki beyanı karşısında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, hukukî süreç başlığı altında 7. maddede belirtilen bozma sebebi ile ilgili olarak 17.12.2019 tarihli uzlaştırma raporunda şikâyetçinin uzlaşma görüşmelerine katılmaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığının bildirildiğinin anlaşılması karşısında yeniden uzlaştırma işlemlerinin yapılmamış olması bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli, 2011/6-94 Esas ve 2011/133 Karar sayılı kararı uyarınca; sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün Dairemizce onandığı 24.09.2013 tarihi ile bu karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edildiği 18.11.2020 tarihi arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiğinin kabulü zorunlu olduğundan zamanaşımının dolmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/577 Esas, 2022/1095 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.