Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14061 E. 2023/265 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14061
KARAR NO : 2023/265
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/138 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile hükümlü … hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, anılan hükmün temyiz edilmeksizin 21.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.09.2022 tarihli ve 2022/19077 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB 2022/120758 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/120758 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 193/2. maddesinde yer alan “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 195/1. maddesinde yer alan “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
Dosya kapsamına göre, yapılan yargılama esnasında … Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli talimat duruşmasında sanığın müdafii talebinde bulunması, savunmasını müdafii huzurunda vermek istediğini belirtmesi üzerine anılan mahkemece duruşmanın 18.09.2015 tarihine bırakıldığı hâlde, daha sonrasında sanığın savunması alınmadan evrakın esas mahkemesine iade edildiği, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Katılanın aşamalardaki beyanlarına göre, inceleme dışı sanık … tarafından soruşturma aşamasında katılanın zararının tamamının karşılandığının anlaşılması karşısında; birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi hâlinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları hususu dikkate alınarak ve hükümlü …’ın etkin pişmanlığa açıkça karşı duruş sergilemediği gözetilerek, hükümlü … hakkında da hırsızlık suçundan hüküm kurulurken tayin olunan ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden “Katılanın zararını karşılamadığı anlaşıldığından…” şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle hükümlü … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu kararda belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.