YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14068
KARAR NO : 2023/630
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :İş yeri dokunulmazlığının ihlâli
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık ve temyiz dışı sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2006 tarih ve 2007/1711 Esas sayılı iddianamesi ile hırsızlık suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış, adı geçen sanıklar hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2007 tarihli ve 2007/395 Esas, 2007/715 Karar sayılı sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b,143 maddeleri uyarınca 5 yıl 20 ay hapis cezalandırılmalarına karar verilmiş, kararın sanıklar müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6.Ceza Dairesinin 26.01.2009 tarihli ve 2008/2490 Esas, 2009/550 Karar sayılı ilâmı ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiş ve sanıkların verdikleri ortak karar doğrultusunda katılana ait işyerinde hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılmasına göre, tümü hakkında 5237 sayılı TCK.nın 116/2-4, 119/1-c maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılmasının mümkün görüldüğü belirtilmiştir.
2. … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2009 tarih ve 2009/5863 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ve temyiz dışı sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 4-119/1-c-53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış, … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2009/1479 Esas, 2013/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 119/1-c maddeleri ve 53/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3…. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2009/1479 Esas, 2013/329 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemizin 24.03.2021 tarihli ve 2021/263 Esas, 2021/6519 Karar sayılı ilâmı ile “Dava dosyası içerisinde soruşturma evraklarının bulunmadığı anlaşıldığından, soruşturma evrakların aslı veya onaylı suretleri denetime olanak verecek şekilde dosyaya eklendikten sonra incelenmek üzere iadesinin sağlanması için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine” karar verilmiştir.
4.Dairemizin iade kararı üzerine yerel mahkemece dosyadaki soruşturma evraklarına ulaşılamadığına dair 07.03.2022 tarihli tutanak düzenlenerek iade kararındaki eksiklik giderilmeden dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi üzerine Dairemizin 28.04.2022 tarihli ve 2022/3148 Esas, 2022/8535 Karar sayılı ilâmı UYAP sisteminden yapılan araştırmada soruşturma aşamasında dosyası tefrik edilen sanık … hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2010 tarihli ve 2009/2285 Esas, 2010/181 Karar sayılı ilâmı ile mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2010 tarihli ve 2009/2285 Esas 2010/181 Karar sayılı dava dosyası içerisinde soruşturma ve kovuşturma evraklarının aslının bulunabileceği de dikkate alınarak, tüm soruşturma ve kovuşturma evraklarını da içerir şekilde belirtilen dava dosyasının aslı veya onaylı okunaklı suretinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulduktan sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş, belirtilen eksiklik mahkemesince giderilerek dosya Dairemize gönderilmiştir.
5.Sanık hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2009/1479 Esas, 2013/329 Karar sayılı ilâmı ile sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/2-son ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;cezadan haberinin olmadığına, son söz hakkının kendisine verilmediğine ve kararın yüzüne karşı okunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve temyiz dışı sanıkların 08.02.2007 tarihinde müdahillere ait depodan hırsızlık yaptıkları, bu eylemleri nedeniyle … Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/395 Esas, 2007/716 Karar sayılı ilâmı ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın sanıklar vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2008/2490 Esas, 2009/550 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkûmiyet kararının onandığı ancak hırsızlık suçundan dava açılan sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan dava açılmamasının isabetli olmadığı ancak dava zamanaşımı süresi içerisinde suç duyurusunda bulunulabileceği eleştirisinin yapıldığı, bunun üzerine Mahkemece sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, sanıkların kesinleşmiş mahkûmiyet kararına konu hırsızlık suçunu işlerken müdahillere ait iş yeri niteliğindeki binaya müdahillerin rızası hilafına girerek birden fazla kişi ile geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçunu işledikleri kabul edilmiştir.
2.Sanık savunmasında, hırsızlık ya da iş yeri dokunulmazlığını ihlâl suçunu işlemediğini, suçsuz yere ceza aldığını, mağdur olduğunu beyan ederek beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Sanık soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında … isimli arkadaşının kardeşi olan …’nun … isimli şirketin deposunda çalıştığını depodan bebek maması çıkarıp vereceğini, …’in mamaları satabilecekleri yer olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de …, …, … ve … ile birlikte oturduklarını, fiyat konusunda konuştuklarını, …’ün kendisine sen malları getir ben depoyu ayarlarım dediğini, …’in olay tarihinde kendisini aradığını, …’dan tırın geleceğini, muayene istasyonunun orada buluşarak …ın deposuna gideceklerini söylediğini, tırın … deposundan çıkmasını beklediklerini ve tırı … sapağına kadar takip ettiklerini, … sapağında kendilerini …, … ve …’ın bir araçla beklediklerini ve birlikte hareket ederek mamaları indirecekleri depoya gittiklerini savunmuştur.
4.Temyiz dışı sanık … soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında kardeşi …’nun … firmasının depo sorumlusu olarak çalıştığını, kardeşine depodan mamaları almayı teklif ettiğini, kardeşinin kabul ettiğini, olay günü amcası aracılığı ile temin ettiği tırı muayene istasyonunun orada karşıladıklarını, şöföre adresi tarif ettiklerini, 28.02.2007 tarihinde saat 01.00 sıralarında … isimli firmada … ile birlikte tırın çıkışını beklediklerini, tırın saat 04.30 ‘da çıktığını ve …ye sapağında malı teslim edecekleri şahıslarla buluştuklarını bildirmiştir.
5.07.03.2007 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre: … Uluslararası Taşıma A.Ş. yetkililerinin, şirketin depo bölümünden 29.000 adet ürünün çalındığını belirtmeleri üzerine yapılan incelemede deponun 7 bölüme ayrıldığı, her bölümde ayrı ayrı malların bulunduğu, malların hangi bölümden alındığının tespit edilemediği, olayın Aralık 2006 ve Mart 2007 tarihleri arasında olduğunu belirtilmiştir.
6.Kamera kaydı teşhis tutanağına göre: 28.02.2007 günü saat 03.28’de … yazılı kırmızı dorseli tırın kayıtsız olarak … isimli şahıs tarafından firmaya girişinin sağlandığı, … isimli şahıs tarafından yüklendiği ve firmadan ayrıldığı … Uluslararası Taşıma A.Ş. yetkilileri tarafından teşhis edilmiştir.
7.Görüntü tespit tutanağına göre: … Uluslararası Taşıma ve Ticaret A.Ş. nin 28.02.2007 günlü güvenlik kameralarının çekmiş olduğu görüntülerin incelenmesinde görüntü 7-10-11′ de sanığın çalıntı malların boşaltımı sırasında malların saklandığı deponun önünde olduğu ve malların taşınmasına yardım ettiği belirtilmiştir.
8.Müşteki … soruşturma aşamasında alınan beyanında firmaya ait kamera kayıtlarını kontrol ettiklerinde gece saat 03.00-05.00 arasında firmaya gelen ve yükleme yapılan bir tır gördüklerini belirtmiştir.
9.UYAP kayıtlarına göre suç tarihinde güneşin 06.37 ‘de doğduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de; sanığın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda atılı suçu tevil yolu ile ikrarı, temyiz dışı sanık …’nun beyanı, görüntü tespit tutanağı, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın temyiz dışı sanıklarla birlikte … Uluslararası Taşıma ve Ticaret A.Ş.nin dosya kapsamı itibariyle faal olduğu anlaşılan deposundan hırsızlık yapmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediğinin ve bu itibarla sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair Yönünden
Tüm dosya kapsamı itibarıyle suçun gece saat 03.28-.05.00 saat aralığında işlendiği, UYAP’tan alınan kayıtlara göre olay tarihinde, güneşin 06.37’de doğduğu, buna göre eylemin gece sayılan zamanda işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki suçları oluşturduğunun kabulü ile olağan zamanaşımının 15 yıl, kesintili zamanaşımının 22 yıl 6 ay olmasından dolayı tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1.UYAP’tan alınan kayıtlara göre olay tarihinde, güneşin 06.37’de doğduğu, buna göre eylemin gece sayılan zamanda işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4 maddesinin uygulanmaması ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak sanık aleyhine temyiz başvurusu bulunmadığından bu hususlar bozma sebebi yapılmamıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunmasının usule uygun olarak tespit edildiği, sanığın hüküm tarihinde cezaevinde bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın cezadan haberinin olmadığına, son söz hakkının kendisine verilmediğine ve kararın yüzüne karşı okunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2009/1479 Esas, 2013/329 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.