Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14103 E. 2023/55 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14103
KARAR NO : 2023/55
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine

Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/740 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca en az iki yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmelerine, suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına, suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bendi uyarınca hakkında sağlık ve barınma tedbiri uygulayarak cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/740 Esas, 2016/380 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/31431 Esas, 2021/6275 Karar sayılı kararı ile;
” a) 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’nun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesi ile uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;

b) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 11 inci maddesi gereğince aynı Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5. Maddesinin birinci fıkrasının (a) , (d) ve (e) bentlerindeki danışmanlık, sağlık ve barınma tedbirine hükmedilmesi,

c) Suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesi sırasında seçenek yaptırımın süresi açık bir şekilde gösterilmeden infazda tereddüte neden olacak şekilde ” en az iki yıl ” olarak belirlenmesi, “

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Çocuk Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli, 2021/148 Esas ve 2021/220 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci maddesinde belirtilen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 02.03.2016 tarihinden, 02.07.2021 tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan … vekilinin temyiz sebepleri;

1.Mahkemece zamanaşımı ve zamanaşımının kesilmesi hususlarında yanlış değerlendirme yapıldığı,

2. Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Suça sürüklenen çocukların, gündüz vakti suç tarihinde parkta bulunan katılan …’in yanına gelerek konuşmak bahanesi ile katılanın cep telefonunu istedikleri, katılanın telefonu vermesi üzerine alıp kaçtıkları, zararın karşılanmadığı tespit edilmiştir.

2. …, şikayetçi olup, zararlarının olduğunu ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği tespit edilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk …’ın 16.02.2000 doğumlu, suça sürüklenen çocuk …’ın 15.04.1998 doğumlu olup, 14.06.2015 olan suç tarihinde 15 yaşını doldurduğu ancak 18 yaşını doldurmadıkları, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulundukları belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğu ve 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ise suça sürüklenen çocuklar yönünden dava zamanaşımının tespitine ilişkin esaslara yer verir. Buna göre; “Fiili işlediği sırada …; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”

3. 5237 sayılı Kanun’un, Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin ikinci fıkrasında dava zamanaşımını kesen sebeplere ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında bu sebeplerin neticesine yer verilmiştir. Buna göre, dava zamanaşımının kesilmesine neden olan bir hâlin varlığı, zaman aşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzaması ile neticelenir.

4. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasına konu suç için olağan dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay, olağanüstü dava zamanaşımının ise 7 yıl 12 ay olduğu, dava zamanaşımı süresini kesen en son işlemin 02/03/2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren olağan dava zamanaşımının 5 yıl 4 ay sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Çocuk Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/220 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.