Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14213 E. 2023/362 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14213
KARAR NO : 2023/362
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/210 Esas, 2018/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi …’a karşı hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2019/749 Esas, 2021/994 Karar sayılı kararıyla, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, uzlaşmanın gerçekleşmesi sebebiyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın telefonu zorla almadığı, mağdur …’un telefonun tuş kilidini açarak sanığa verdiği, mağdurun telefonu geri istemediği, sanığın alkolün etkisiyle unutkanlıkla telefonu aldığı, sanığın hırsızlık kastının olmadığı, konuşmak amacıyla telefonu aldığı, sanığın daha sonra zararı giderdiği, mağdurun şikayetçi olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekirken uzlaşma sebebiyle kamu davasının düşmesine dair verilen kararın haksız bir karar olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şikâyetçi …’un 13.03.2018 günü saat 05.30 sıralarında gece vakti, diğer şikâyetçi … ile birlikte … Parkında yürüdükleri sırada sanık …’in şikâyetçilerin yanına geldiği, önce …’dan cep telefonunu istediği, …’ın telefonu vermeyip koşarak uzaklaştığı, sanık …’in daha sonra şikâyetçi …’dan telefonunu istediği, şikâyetçinin önce telefonu vermek istemeyince sanığın bağırarak “telefonu çıkart, birini arayacağız” dediği, şikâyetçi …’un telefonu çıkarıp, parmak izini okutarak sanığa verdiği, sanığın telefonu aldıktan sonra “geçmiş olsun” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, sanığın soruşturma aşamasında şikâyetçinin zararını giderdiği, şikâyetçinin kendi iç dünyasında oluşan korkunun etkisi ile telefonu vermesinde yağma boyutuna ulaşacak şekilde cebir veya tehdidin bulunmadığı, sanığın eyleminin gece vakti hırsızlık suçu kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı inceleme yapılmasına karar verilip, dosyanın uzlaştırmacıya gönderildiği, taraflar arasında edimsiz olarak uzlaşmanın sağlandığına dair uzlaştırma raporunun alındığı, eylemin suç tarihinde saat 05.00-06.00 sıralarında gerçekleştiği, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 06.21 olup, suç saatinin net olmaması nedeniyle sanık lehine suçun gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesinin gerektiği, şikâyetçi …’a yönelik telefonu alıp vermeme eyleminin basit hırsızlık suçunu oluşturduğu ve uzlaşmaya tabi olduğu, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmesi sebebiyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak uzlaşma sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesinin gerektiği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık müdafiinin suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; şikâyetçiler … ve …’ın aşamalardaki beyanları, sanık …’in ikrara dönük savunması, temyiz dışı diğer sanık …’in aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’in suç tarihinde gece vakti sayılan zaman diliminde parkta yürüyen şikâyetçi …’tan görüşme yapma bahanesiyle cep telefonunu istediği, şikâyetçi …’un da tuş kilidini açarak telefonu sanığa verdiği, sanığın “geçmiş olsun” şeklinde söylemde bulunarak şikâyetçiye ait cep telefonu ile olay yerinden uzaklaştığı, sanığın üzerine atılı gece vakti hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde bulunmamıştır.
2. Suç tarihinde yaz saati uygulaması da (08.09.2016 tarihinden itibaren yaz saati uygulamasının her yıl, yıl boyu sürdürüleceği) dikkate alındığında, güneşin doğuş saatinin 07.21 olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre gecenin saat 06.21’e kadar sürdüğü, şikayetçi … ve sanık …’in aşamalardaki ifadeleri ile tüm dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunun 13.03.2018 günü saat 05.30 ila 06.00 sıralarında gece vakti işlendiğinin kabulünün gerektiği, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit hırsızlık suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu gece vakti işlediği ve nitelikli hale dönüştüğü dikkate alınarak uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesince kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu hususta aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8 Ceza Dairesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2019/749 Esas, 2021/994 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.