YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14320
KARAR NO : 2023/158
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak düşme
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.07.2015 tarihli ve 2015/25349 Esas, 2015/19349 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2017 tarihli ve 2015/425 Esas, 2017/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
3…. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/3193 Esas, 2018/1286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmüne uygun olarak sanık tarafından katılan kurumun zararı tamamen tazmin edilmekle müsnet suçtan açılan kamu davasının 5237 Sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/3193 Esas, 2018/1286 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/18661 Esas, 2021/21974 Karar sayılı kararı ile dosyada mevcut 29.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda katılan kurumun zararının vergi ve cezalar hariç olarak hesaplandığı ve sanığın da 05.06.2018 tarihli dekont ile söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen, vergisiz ve cezasız olarak hesaplanmış olan 76,78 TL’lik zararı ödediğinin anlaşılması nedeniyle; katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2022/2134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasında, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmüne uygun olarak sanık tarafından katılan kurumun zararı tamamen tazmin edilmekle müsnet suçtan açılan kamu davasının 5237 Sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun (5352 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2022 tarihli ve 2022/134372 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın duruşma tutanaklarında belirtilen ödemeleri soruşturma aşmasında değil kovuşturma aşamasında yaptığına, bu ödemelerin müvekkili şirketin zararını gidermekten oldukça uzak olduğuna, kovuşturma aşamasında yapılan ödemelerin kamu davasının düşürülmesi için yeterli olmadığına, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğuna, müvekkili şirketin zarara uğramasına rağmen ne soruşturma aşaması ne de kovuşturma aşaması boyunca sanık tarafından bu zararın tamamen giderilmesine yönelik herhangi bir adım atılmadığına, kamu davasının düşürülmesi kararı ile birlikte daha da çok hak kaybına uğradığına, söz konusu alacağın kamu alacağı olduğuna, müvekkili şirketin kamu hizmetini yerine getirmekte olduğuna ve borcun ödenmemesi durumunda kamu zararına sebebiyet verildiğine, bu nedenlerle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hatalı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1…. Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından bozma üzerine dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin hazırladığı raporda katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının 116,84 TL olduğunun belirtildiği, sanığa bilirkişi tarafından hesaplanan vergili cezasız tüketim bedelinin daha önce sanık tarafından ödenen kısmı düşüldükten sonra kalan 40,06 TL parayı ilgili kuruma ödemesi halinde hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, aksi halde yargılamaya devam edilerek mevcut haliyle karar verileceği hususu sanığa ihtar edildiği, sanığın verilen sürede belirtilen miktarı ödeyip makbuzunu ibraz ettiği belirlenip; suç tarihi dikkate alınarak karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması ve bu sebeple iddianamenin iadesi gerektiği gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığa ödeme için 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası doğrultusunda süre verilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan yargılamanın bitirilip sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülerek, bu hukuka aykırılığın giderilmesini teminen duruşma açılmasına karar verilip, sanığa kurum zararını ödemesi için süre verildiği, sanık tarafından kurum zararının ödendiğinden bahisle sanık hakkında müsnet 5237 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verilmiştir.
2.Bozma ilamı gereğince alınan 27.04.2022 tarihli bilirkişi raporu ve sanık tarafından katılan kurumun yeni bilirkişi raporu ile hesaplanan fark zararının ödendiğine dair 15.06.2022 tarihli makbuzu dosya kapsamında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına ve 168 inci maddesinin beşinci fıkrasına eklenen hükümler gereğince, soruşturma aşamasında kendisine usulüne uygun bildirim yapılmayan sanığın kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları ile hesaplanan vergili ve cezasız katılan kurum zararını, yapılan ihtar üzerine ödemiş olması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1187 Esas, 2022/2134 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.