YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14381
KARAR NO : 2023/78
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Çocuk Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2…. 2. Çocuk Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/7232 Esas, 2021/12270 Karar sayılı kararı ile özetle; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin birinci fıkrasının e bendindeki hırsızlık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, kabule göre de suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde zorunluluk bulunması nedenleriyle, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma sonrasında kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesi gerektiği belirtilerek anılan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 2. Çocuk Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/466 Esas, 2021/766 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunması suretiyle sonuç cezanın 2.000,00 TL ve 320,00 TL adli para cezası olarak infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri;
a) Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına,
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme müessesesinin uygulanması,
c) Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
d) Suçun uzlaşma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine
e) Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü şikayetçinin direksiyon kilidinden kilitleyerek park ettiği suça konu motosikletinin gündüz vakti çalınması akabinde başlatılan soruşturmada, suça sürüklenen çocuğun plakası bulunmayan, şasi numarası kazınmış haldeki, kontak anahtarı üzerinde bulunmayan, düz kontak yapılmış vaziyetteki suça konu motosiklet ile giderken şüphe üzerine kolluğa yakalandığı, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda “Motosikleti …’ndan satın aldığını savunduğu, motosikleti satın alırken …’nun babası …’nun da satıma tanık olduğunu ” savunduğu anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun beyanlarının doğru olmadığına ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla hakkında hırsızlık suçundan takipsizlik kararı verilen …’nun ve tanık …’nun beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3.Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı dava dosyasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden; oluş, dava dosyası kapsamı, kabul, … ile …’nun beyanları karşısında, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine yeterli delillerin mevcut olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; suça sürüklenen çocuğun güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin olunarak incelenmiş ve dava dosyası arasına eklenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin bahse konu temyiz sebebinin iki alt başlık altında incelenmesi gerekir:
A) Erteleme Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde;
“… erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b)Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması
…
Gerekir.”
Şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut olayda “Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı ve kişiliği nazara alındığında tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaate ulaşılamadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile erteleme kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kurumu Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olması” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur.
O hâlde, somut olayda bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “… 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası nazara alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığı” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3) Suça sürüklenen çocuk müdafinin suçun uzlaşma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; inceleme konusu olan suçun 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen suçlardan olmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Çocuk Mahkemesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/466 Esas, 2021/766 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.